KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3680 E., 2012/16826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2011 tarih ve 2009/247-2011/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'ın davalı şirketteki hisselerini ... ile ...'ye yapılan devir sözleşmesi ve protokolle devrettiklerini, ancak ...'ın önceki hisse devrinden kaynaklanan borç için yeni bir bono tanzim edip davalı ...'da bulunan ve borçlusu müvekkili olan bonoyu geri alıp müvekkiline teslim etmediğini ileri sürerek henüz vadesi gelmemiş ve icra takibine konu yapılmamış olan bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve söz konusu bono hakkında ödeme yasağı kararının verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kural olarak senet vadesine kadar ciro edilebileceğinden davalı ...'ın dava konusu emre yazılı bonoyu bir başkasına ciro etmesinin kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilemeyeceği, senet borçlusu davacının ancak senet borcunu ödediği takdirde senet lehdarı davalı ...'a karşı sorumluluktan kurtulabileceği, ...'ın artık ortağı ve temsilcisi bulunmadığı şirketin protokole göre davacıya senet vermemesinden dolayı senet alacağını isteyemeyeceği iddiasının kabul edilmesinin mümkün bulunmayacağı, aynı nedenlerle protokolün içeriğine göre davalı şirkete karşıda senetten dolayı menfi tespit davası açamayacağı ileride ancak sözleşmeye dayanılarak hukuki yollara başvurabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3680, K. 2012/16826, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama