KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3713 E., 2012/8328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 tarih ve 2011/650-2011/645 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve .... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 15.04.2009 tarihli, 8 O 384/08 numaralı ve 17.01.2006 tarihli, 5 O 229/04 numaralı masrafların tesbiti kararlarının kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararların tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi ibraz edilen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 12.03.2010 tarihinde doğrudan posta yolu ile tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 28.07.2010 olduğu yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslar arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 31.03.2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan tebligattan sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3713, K. 2012/8328, 18 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama