KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3752 E., 2012/5929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 gün ve 2006/580-2009/543 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/12/2011 gün ve 2010/5792-2011/16238 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 21 vagonun davalının taşıtacağı kömürün yüklenmesi için davalıya teslim edildiğini, yükleme yapıldıktan sonra yerin eğimli olması nedeniyle vagonların hareket ederek 3 vagonun raydan çıkarak drey olduğunu, hasarlanan vagonlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 27.491,05 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalıya teslim edilen vagonların yerin eğimli olması nedeniyle güvenli durması için davacı tarafından fren ve takoz tertibatının yeterli alınmadığı, yüklenen vagonların hareket ederek oluşan hasarda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 01.12.2011 günlü ilamıyla karar başlığında davacı unvanının yanlış gösterilmesinin maddi hata niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman olanaklı bulunduğu yönünde gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıya ait vagonların hasarlanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacıya ait vagonların yük taşınmasında kullanılmak üzere davalıya teslim edildiği, yükleme yapıldıktan sonra daha vagonlar teslim alınmadan önce 3 adet vagonun raydan çıkarak hasara uğradığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda tarafların sorumluluklarının tayin ve tespiti için mahkemece yargılama safhasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yargılama sırasında alınan iki ayrı bilirkişi raporunda davacının kusurlu olduğu belirtilmiş ancak bu raporlara itiraz edilmesi üzerine mahkemece İTÜ Mühendislik Fakültesi Demiryolu kürsüsünden seçilecek bir bilirkişiden meydana gelen olayda kusur oranının belirlenmesine ilişkin rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bu karar uyarınca aldırılan son bilirkişi raporunda dava konusu olayda sorumlu ve kusurlu tarafın davalı şirket olabileceği bildirilmiştir.
Davaya konu olay hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayıp, teknik bir hususa ilişkindir.Kusur durumunun tespiti hakimin somut olayın meydana gelmesindeki özellikleri dikkate alarak yapacağı bir belirleme sonucu yasanın kendisine tanıdığı takdir yetkisini kullanmasıyla açıklığa kavuşturulacak bir husus ise de teknik bir konuda hakimin bu belirlemeyi yapabilmesi uzman bilirkişilerden somut olayın oluşumu ve tarafların somut olayda yapmakla yükümlü oldukları hususları açıklığa kavuşturucu, bilimsel esaslara uygun, gerekçeli,
denetime elverişli bir rapor almasına bağlıdır.Bu durumda mahkemece itiraza uğrayan raporlar yeterli görülmeyerek itiraz doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına rağmen alınan son bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek itiraza uğrayan önceki raporlara göre karar verilmesi usulüne uygun değildir.O halde mahkemece,
somut olayda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan somut olayın özelliklerini yasal mevzuat ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin özelliklerine göre değerlendiren ve önceki raporlar arasında ortaya çıkan çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulü ile Dairemizin anılan onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3752, K. 2012/5929, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama