KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3910 E., 2013/21010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2011/112-2011/214 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. .... ve temlik alan RCT Varlık Yönetim A.Ş. vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu Çakarlar İnş. Ltd.
Şti.'nin davalı bankadan 100.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, müvekkilinin krediye kefil olduğunu, banka yetkilileri tarafından müvekkiline boş bir bono imzalatıldığını, ödenmesi gereken borç tutarının 148.195,00 TL olduğu halde bononun 2.950.000,00 TL olarak doldurulup icra takibine geçildiğini, hacizler ve satış işlemleri ile müvekkilinin zarara uğratıldığını, sözleşme kapsamında kullanılan 16/05/2006 tarihli kesin teminat mektubu üzerinde tahrifat yapılarak süresinin 01/08/2009 olarak uzatıldığını, süreyi uzatan banka çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek,
icra yoluyla satılan taşınmazların tapularının iptal edilmesini, oluşan zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı vekilince tapu iptali davasına tazminat davası olarak devam ettiklerinin bildirildiği, davalı vekilinin de tapu iptali yönünden davanın takibinden vazgeçilmesini kabul ettiği, davaya konu teminat senedine dava dışı şirkete kullandırılan borçla ilgili teminat mektubu bedellerinin yazılmasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı, senedin sözleşmeye uygun olarak davalı tarafça doldurulduğu,
borçlu şirketin iflas erteleme talebinde bulunarak ödenmelerini tatil etmesi sonucunda banka alacağının riskli duruma geçmesi nedeniyle senedin doldurularak takibe konulmasının da haklı olduğu hususlarının, taraflar arasında daha önceden görülen menfi tespit davasında belirlenip kesinleştiği, kesin hüküm nedeniyle senede ilişkin iddiaların reddine karar verildiği,
teminat mektubunun 01/08/2008 tarihinde süresi dolduğu halde 01/08/2009 olarak tahrifat yapılmak suretiyle sürenin uzatıldığı iddiasına yönelik ise taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 34/5. maddesinin 1. ve 2. fıkrası gereğince bankanın teminat mektuplarının süresini uzatma yetkisinin bulunduğu, bu yetki gereğince sürenin değiştirildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kredi sözleşmesinin limitinin 3 trilyon TL. olduğunun ve davalı bankanın dilediği taktirde verdiği teminat mektuplarının sürelerini dilediği kadar ve dilediği süreler için ve dilediği şartlar ve değişiklerle temdit etme veya süresiz hale getirme yetkisinin bulunduğunun (34.5.1. madde) sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına, davacı kefilin de bu sözleşmeyi imzalamış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3910, K. 2013/21010, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama