KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4116 E., 2012/6217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2010 gün ve 2010/9-2010/95 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.11.2011 gün ve 2010/10525 - 2011/15033 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından elektronik cihaz sigorta sözleşmesi ile sigortalı davalıya ait MR cihazında hasar meydana geldiğini, hasar bedeli olarak 4.048 TL ödeme teklifinin davalı tarafından kabul edilmediğini ve müvekkili hakkında 20.897,21 TL takip başlatıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, hasar bedelinin 17.905 TL olduğunu savunarak, asıl davanın reddini, karşı dava olarak da, hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe davacı-karşı davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, 16.114,50 TL üzerinden takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen söz konusu hüküm, Dairemizce, davaya konu elektronik karttaki arızanın sigorta özel ve genel şartları değerlendirilerek teminat kapsamı içinde olup olmadığı, davalı – karşı davacının güç kaynağı bulundurup bulundurmadığının gerektiğinde yapılacak keşif ile belirlenerek oluşacak sonuca göre hüküm verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bu kez mahkemece ilk kararda direnilmiş,
davacı – karşı davalı tarafından temyiz edilen karar Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2010 tarihli kararı ile mahkemece verilen direnme kararında yeni gerekçelerin yer aldığı ve bu haliyle bozma kararından esinlenilerek oluşturulan yeni bir hükmün mevcut olduğu ve direnme kararının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiş, Dairemizce karar davacı karşı davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4116, K. 2012/6217, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama