KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4183 E., 2013/21041 K.·(Tuzla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk (Tuzlu 2. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 15/12/2011 tarih ve 2010/915-2011/828 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete ait M/V Kaşif Kalkavan gemisinin yıllık bakımı için davalı şirket ile 12.10.2006 yılında sözleşme imzalandığını, bakımın yapıldığını, işin gereği olarak geminin pervane milinin modifikasyonu için yerinden sökülüp daha sonra monte edildiğini,ancak bu işlemin usulüne uygun yapılmadığından geminin İzmir Newyork- Savannah seferi sırasında 19.01.2007 tarihinde arızalandığını, bu arızanın geminin dümen rodu civatalarının gerektiği gibi sıkıştırılmadığından kaynaklandığını,
geminin arıza nedeniyle 47 gün işletilemediğinden kira mahrumiyetine uğradığını ve bu zararın büyük kısmının sigorta şirketince ödendiğini ancak sigorta muafiyet süresine tekabül eden ve sigorta tarafından karşılanmayan 335.000 Euro kira mahrumiyetinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000 Euro alacağın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için aralarındaki sözleşmenin 12.4 maddesi uyarınca bakım onarım çalışmalarının tamamlanmasından veya geminin tersaneden ayrılmasından itibaren 30 gün içinde donatanın yazılı ihbarda bulunması gerektiğini, ancak geminin tersaneden ayrılmasından itibaren 13 ay, olayın üzerinden 11 ay geçtikten sonra olaydan haberdar edildiklerini, müvekkil şirketin tesislerinde yapılan bakım çalışmalarında donatan şirketin tam yetkili temsilcilerinin bulunduğunu ve her bir bakım onarım aşamasında bu kişilerin ayrıca onayı alınarak bakım yapıldığını,
ayrıca davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin 12. maddesi uyarınca "tersanenin kendisi veya personelinin ağır kusuru nedeniyle oluşmadıkça gemideki hasardan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını" savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın konusunun gemiye yapılan bakım ve onarım işlerinden kaynaklanan zararın tahsili talebi olduğu bu nedenle uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak taraflar arasında M.V.
Kaşif Kalkavan isimli geminin bakım- onarım işleri için 12/10/2006 tarihinde gemi onarım kontratı standard şart ve koşullarını içiren sözleşme imzaladıkları, bu sözleşme uyarınca geminin davalının tesislerinde 11.11.2006- 24.11.2006 tarihleri arasında bakım ve onarımının yapıldığı, tüm işlerin geminin klas kuruluşu olan ABS sörveyörlerinin gözetimi altında yapıldığı,
daha sonra 08.01.2007 tarihinde geminin İzmir- Newyork-Savannah Georgia seferine çıktığı, bu seferde 19-20.01.2007 tarihinde kasırgadan kaynaklanan kötü hava şartları nedeniyle geminin ağır biçimde yalpalamaya, baş kıç vurmaya, dalgalara çarpmaya ve son safhada dümeni kullanmakta güçlük yaşanmaya başladığı, bu nedenle geminin yükü boşaltıldıktan sonra Nev Jersey'de kuru havuza alındığı, yapılan incelemede dümen rodu somunun somun tutucu ile birlikte yerinde olduğu ancak dümen ve dümen rotunun üst fit ve çıpasının çizilmiş ve aşınmış olduğunun belirtildiği, onarımın 25.Ocak.2007 tarihinde başlayıp 10.Mart.2007 tarihinde sona erdiği,
bu durumun zamanında ve usulüne uygun olarak davalıya bildirilmediği, bu nedenle tamirat yapılırken, meydana gelen hasarın daha önce davalı tarafça yapılan işten mi yani ayıplı yapılıp yapılmadığı veyahut da özen borcu ile ilgili mi gerekli araştırmanın yapılmasının engellendiği, davalı tarafça yasal sürede gerekli itirazların davaya yapıldığı, B.K.
362 maddesi uyarınca davacı tarafından yasal sürede yükleniciye bildirimde bulunulmadığı ayıp ihbarının makul sürede yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4183, K. 2013/21041, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama