KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4500 E., 2012/12019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2012 tarih ve 2011/71-2012/10 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi tespit ve tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü hazır bulunan tesfit ve tedbir isteyenlar vekili Av. ..... ile aleyhine tesfit ve tedbir istenen vekili Av....ve Av. ... .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Tespit ve tedbir isteyen vekili, müvekkili adına patentli bulunan “Symbıcort” ilacının aynısı veya benzeri olduğu gerekçesiyle karşı yanın ticari olarak üreterek ithal edip satmak üzere ruhsat verilmesi için kısaltılmış ruhsat başvurusunun bulunduğunu ileri sürerek, her an ruhsat verilmesi ile sonuçlanabilecek başvuru sonucu ruhsat alınmasından sonra girişilecek üretim, ithalat ve satışının müvekkilinin patentlerinden doğan haklarını ihlal edip etmeyeceğinin tespiti ile ileride açılacak patent tecavüzünün önlenmesi davasının etkinliğini temin etmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf vekili, delil tespiti ve ihtiyati tedbir istem koşullarının bulunmadığını, istemin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu belirterek, tespit ve tedbir istemlerinin reddini istemiştir.
Mahkemece, murafaalı olarak yapılan inceleme sonucu 551 sayılı KHK’nin 75/f maddesi gereğince ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiillerin patent hakkı kapsamının dışında kaldığı, davalının ruhsat başvurusunun sonuçlandırılmış olmakla birlikte herhangi bir satış müracaat ve işleminin bulunmadığı, anılan yasal düzenleme karşısında tespit isteminde bu aşamada hukuki yararının olmadığı, esasen tedbir konusunun dahi yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle tüm tespit ve tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, tespit ve tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile tedbir kararının verilebilmesi için gerekli HMK’nun 390/3. maddesinde belirtilen yasal koşulların somut olayda ortaya konulmamış olmasına göre, istemde bulunanlar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4500, K. 2012/12019, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama