KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4668 E., 2013/21204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.12.2011 tarih ve 2011/234-2011/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ...Ş. vekili Av. B..., borcu üstlenen TMSF vekili C....ve davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank Mersin Şubesi'ne 07.12.1999 tarihinde 160.000 USD yatırdığını, sonradan bankaya el konulduğunu, parasının Efektifbank Offshore hesabına aktarıldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, anılan bankanın paravan olduğunu, paraların Kıbrıs'a gönderilmediğini, bankanın malvarlığı bulunmadığını, müşterilerin banka personelince yönlendirildiğini, yöneticiler hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, 160.000 USD miktarın vade sonuna kadar akti faizi ile vade sonundan itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, bankanın tüzel kişiliğinin farklı olduğunu, davacının yüksek faiz beklentisiyle parasını offshoreye yatırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, offshorenin borçlarını ödediğini, acz içinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı definin yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri offshore bankasına yönlendirdiği, paranın Sümerbank A.Ş'den çıkmadığı, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 160.000 USD miktarın 07.12.1999 tarihinden itibaren 92 gün boyunca % 20,75 oranındaki akti faiziyle, bu tarihten sonra 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve müdahil vekilinin tüm, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki (2), (3) ve (4) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı davalı Bankaya yatırdığı tutarın davalı Sümerbank A.Ş. yetkililerinin kendisini kandırması sonucu Efektifbank Off Shore hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve Sümerbank A.Ş’de bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına havale edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. ve geçici 15. maddeleri uyarınca davalı harçtan muaf oldugu halde, mahkemece harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
4-Ayrıca, davalı kendisini davada vekille temsil ettirdiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4668, K. 2013/21204, 22 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama