KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4739 E., 2013/21213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2010/368-2011/585 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı TARSİM A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kayseri Yahyalı ilçesi, İlyaslı Köyünde Bozyer Mevkii'nde bulunan elma bahçesini kiraladığını, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası yaptırdığını, köyde meydana gelen fırtına neticesinde sigortalı alanda % 30' un üzerinde hasar meydana geldiğini, bunun ekspertiz raporu ile de tespit edildiğini, buna rağmen TARSİM tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 10.000 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile toplam talebini 27.200 TL’ye yükseltmiş ve davalı Güven Sigorta A.Ş. hakkında açtıkları davayı takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı TARSİM vekili, 05/10/2009 tarihli fırtına hasarı ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde esen poyraz neticesinde bahçedeki meyvelerin döküldüğü, esen poyraz nedeni ile % 13 hasar tespit edildiğini, davacının fırtına hadisesi nedeni ile ürünlerin hasarlandığı beyanının gerçek dışı olduğunu, meteoroloji verileri incelendiğinde rüzgar hızının fırtına seviyesinde olmadığının açık olduğunu belirterek, açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalanan bahçesinde sigorta poliçesinin teminat altına aldığı tarihler arasında meydana gelen fırtına nedeniyle zarar oluştuğu, bu zararın toplam miktarının bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 27.720,00 TL olduğu, poliçe hükümlerine göre bu zararın poliçe kapsamında ve teminat dahilinde kaldığı gerekçesiyle, davalılardan Güven Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı TARSİM A.Ş. hakkında açılan davanın ise kabulü ile 10.000 TL hasar bedelinin dava tarihi olan 20/01/2010 tarihinden, 17.720,00 TL’nin ise ıslah tarihi olan 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı TARSİM A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TARSİM A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen tarım sigortası poliçesi kapsamında sigorta örtüsü altına alınan ürünün hasara uğradığı iddiası ile açılan sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait elma ürününün davalı tarafça sigorta örtüsü altına alındığını, meydana gelen fırtına sonucunda üründe hasar oluştuğunu anacak davalının rüzgarın fırtına seviyesine ulaşmadığı gerekçesiyle sigorta tazminatı ödemeyi kabul etmediğini ileri sürerek dava açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dosya içinde mevcut poliçe kapsamında fırtına rizikosu sonucunda oluşacak hasarlar nedeniyle ödenecek tazminata ilişkin muafiyete yer verildiği, buna karşın gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde, tazminat muafiyetine ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, taraflar arasında düzenlenen poliçe bünyesinde yer alan muafiyet kaydı göz önünde bulundurarak sonuca gidilmesi gerekirken, yukarda değinilen gerekçeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4739, K. 2013/21213, 22 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama