KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4742 E., 2012/15603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2010 tarih ve 2009/860-2010/1465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde işyerim paket sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinin otomatik kapısına davalı ...'nın sürücüsü, diğer davalının mecburi mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması neticesinde hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini belirterek şimdilik 2.137,00 TL'nın 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, hasarın meydana gelmesine sebebiyet veren aracın davacının sigortalısı üzerine kayıtlı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.3 maddesi'ne göre işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında bulunduğunu, davacı tarafça yapılan ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olup, davacının rucu hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullanılan aracın sahibinin zarar görenin kendisi ve aracı kullananın da sigortalıda çalışan ya da ortağı olan kişi olması sebebiyle teminat kapsamı dışında kalması gereken hususta sigortacının ödeme yaptığı, aksinin düşünülmesi durumunda dahi, zarar görenin dava hakkının, aracı işleten kendisi olduğu için, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi sebebiyle mümkün bulunmadığı, aynı hususun davalı ... bakımından da geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4742, K. 2012/15603, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama