KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4861 E., 2012/6855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.09.2010 tarih ve 2009/348-2010-261 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar Havaş ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilerinin murisi ...'nin bir seminere katılmak üzere THY uçağı ile Antalya'ya geldiğini, davalı HAVAŞ'a, ait servis otobüsüne binip Aspendos Bulvarı'nda indiğini, henüz otobüs hareket etmeden davalı ...'unsürücüsü bulunduğu özel aracın çarpması sonucu öldüğünü, davalı HAVAŞ sürücüsü diğer davalı ...'inde yasak yerde yolcu indirmek suretiyle kusurlu davrandığını ileri sürerek,
davacı anne Makbule için (500) TL destek tazminatı ile (20.000) TL manevi tazminatın, diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı (250) TL manevi tazminatın, diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı (250) TL maddi (10.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 09.10.2009 tarihli ıslak dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat talebini (16.110) TL'na yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücülerden ...'un %75, ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, davacı kardeşlerin İzmir'den Alanya'ya hastaneye gidip geldikleri ve Alanya'da da olay nedeniyle harcama yaptıkları gerekçesiyle, davacı ... için (10.682,21) TL, diğer davacılar için (200)'er TL maddi tazminat ile Makbule için (15.000) TL, diğer davacılar için (5.000)'er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketlerinin maddi tazminat talebiyle ve dava tarihinden itibaren yürütülecek temerrüt faiziyle sınırlı şekilde sorumlu olmaları kaydıyla) karar verilmiştir.
Kararı, davalılar HAVAŞ ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ....’nin ticaret merkezinin, mahkemenin yargı alanı içinde bulunması nedeniyle, mahkemece davalı ... vekilinin yetki itirazının reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olayda kusur durumunun tespiti amacıyla görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen 06.07.2008 tarihli raporda, davalı sürücülerden ...’un %75, ...’in %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. ... ve ...’in sanık olarak yargılandığı Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/1016 E. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da ...’un asli, ...’in tali kusurlu bulunduğu yönünde görüşler bildirilmiştir.
Ancak yine Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla talimat yoluyla alınan 13.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda, bu kez ...’un tek kusurlu olduğu, ...’in ise bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Her ne kadar Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce bu rapora itibar edilmemiş ve sanık ...’un asli ...’in tali kusurlu olduğu kabul edilerek, her iki sanığın da cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuşsa da, anılan karar halen temyiz aşamasında olup yargılama sonucunda, işbu davanın davalısı olan HAVAŞ’ın sürücüsü ...’in kusursuz bulunması ihtimali de vardır.
Kaldı ki 13.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda varılan bu sonuç, mahkemece incelenip değerlendirilerek, bilirkişi raporları arasında ortaya çıkan çelişki de giderilmemiştir.
Bu durumda her ne kadar hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranları ile bağlı değilse de, mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak, anılan çelişki giderilmeden ve gerekirse ceza davasının sonucu beklenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalılar ... ile HAVAŞ yararına bozulması gerekmiştir. 3- Yine mahkemece kurulan hüküm fıkrasının 1. bendinde, “davalılar” aleyhine maddi tazminata hükmedildiği bildirildiği halde aynı bentte, hükmedilen alacağa yürütülen temerrüt faizinin belirtildiği kısımda, davalılardan ...’in adına yer verilmemesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı HAVAŞ yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4861, K. 2012/6855, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama