KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4973 E., 2012/7722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2011/85 D.İş - 2011/89 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Labirent” isimli senaryonun yazarı olduğunu, bu ibarenin TPE nezdinde marka olarak tescil edildiğini, davalı Ekip Film şirketinin ise aynı isim altında film çekimini tamamladığını ve bu filmi gösterime sokma aşamasında olduğunu, müvekkilinin de yazmış olduğu senaryoya dayalı olarak sinema filmi çekme aşamasına geldiğini, davalı tarafça çekilen filmin vizyona girmesi halinde müvekkilinin ciddi şekilde zarara uğrayacağını ileri sürerek, talebe konu filmin 23 Aralık 2011 tarihinde Türkiye’deki sinemalarda gösterime girmesinin engellenmesini sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ekip Film Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin çok sayıda film ve belgesel çekimi yapmış bir şirket olduğunu, aleyhine tedbir istenen diğer şirketin, müvekkili firma ile yaptığı sözleşme ile talebe konu filmi Almanya’da vizyona soktuğunu, davacı tarafından labirent kelimesinin TPE nezdinde marka olarak tescil edilmesinin bu adla sinema eseri meydana getirilemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, davacının kullanmadığı markası ve alenileşmemiş senaryosuna dayanarak müvekkili hakkında tedbir talep etmesinin kötü niyetli olduğunu bildirerek talebin reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tedbir isteyene ait markanın tedbir talebine konu filmin gösteriminin engellenmesini sağlayacak bir emtiaya ilişkin olmadığı, tescil kapsamında film yapım hizmetlerinin de bulunmasının bu markayı taşıyan bir filmin marka koruması kapsamında olduğunun kabulü için yeterli bulunmadığı, marka tescil belgesinin bir sinema eserinin adı nedeniyle sinema filminin gösterilmesinin durdurulması yönünde marka sahibine yasal koruma sağlamadığı, ayrıca “labirent” sözcüğünün bir sinema adında kullanılmasının markasal bir kullanım da olmadığı,
tedbir isteyen tarafın labirent adı ile sinema filmi için senaryo yazdığı, filmin çekim hazırlıklarına başladığını ifade etmekteyse de böyle bir senaryonun hangi tarihte meydana getirildiği ve kime ait olduğu hususunun sabit olmadığı, burada 5846 sayılı yasa çerçevesinde de talepte bulunulmasının mümkün olmadığı ayrıca film adının özgün bir isim olmayıp günlük hayatta sıkça kullanılabilen sözcüklerden olduğu ve haksız rekabet hukuku anlamında iltibasın da söz konusu olmayacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4973, K. 2012/7722, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama