KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4996 E., 2012/6876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2010 gün ve 2010/64-2010/135 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.01.2012 gün ve 2010/12686-2012/152 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının minibüsünde yolcu olarak bulunan ...’nun araçtan yere düşerek minibüsün kolunun üzerinden geçmesi sebebiyle yaralandığını ileri sürerek, şimdilik ... için 80.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın, anne ve babası ... ve... için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararın tazminine ilişkin taleplerin öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğradığı, olayın 30/05/2004 tarihinde meydana geldiği, davanın iki yıllık süre geçtikten sonra 29/04/2009 tarihinde açıldığı,
Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesi'nde davalının sanık olarak yargılandığı kamu davasında davacıların şikayetçi ve müdahil olmadıkları, davanın düştüğü, davacıların tazminat haklarını saklı tutmadıkları anlaşıldığından ceza zamanaşımı süresinin bu davada uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.01.2012 günlü ilamıyla yolcu taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davaların TTK.'nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.'nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olması karşısında davanın süresinde açıldığı
belirtilerek, karar davacılar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4996, K. 2012/6876, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama