KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4997 E., 2013/18342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/131-2012/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın ''OVA'' ibareli çok sayıda tanınmış markası bulunduğunu, davalı adına tescilli 2010/24961 sayılı ''MOOVA'' markasının kendi önceki tarihli marka haklarına tecavüz oluşturduğunu, davalı markasının iltibasa neden olacağını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının davacıya ait markalarla aynı veya benzer olmadığını, müvekkilinin markasının davalı markaları ile karıştırılmasının söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı markasının birbirinin aynı veya ayrıt edilemeyecek kadar benzeri olmadığı, ancak KHK 8/1-b maddesine göre ortalama tüketicinin davalıya ait tescilli markayı taşıyan ürünleri gördüğünde, bu ürünlerin davacı firmaya ait olabileceği ve onun seri markalarından biri olabileceğini düşüneceği, bu durumun iltibasa neden olacağı, dava konusu markanın 29., 30. ve 32. sınıflar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dava konusu markanın kayıtlı olduğu emtiadan 40. sınıfa giren hizmetlerin davacının önceki tarihli markalarında yer almadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4997, K. 2013/18342, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama