KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5302 E., 2012/6992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 03/11/2011 tarih ve 2011/286-2011/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 29/05/2008 tarihli gemi yapım sözleşmesi gereğince kararlaştırılan bedelin yarısının müvekkilince ödendiğini, ancak davalının gemiyi tamam-lamayarak müvekkile teslim etmediğini, müvekkilinin 1.350.000 EURO zararının ortaya çıktığını, uyuşmazlığın çözümü için sözleşmedeki şart uyarınca İngiltere’de tahkimde dava açtıklarını, 05/10/2010 tarihinde verilen karar ile 1.350.000 EURO asıl alacak ve ferilerinin davalıdan tahsiline hükmedildiğini ileri sürerek,
öncelikle yabancı hakem kararının tenfizine, mahkemenin 2011/132 D.İş. sayılı dosyası üzerinden verilmiş bulunan geminin sicil kaydına ferağdan men yönündeki ihtiyati tedbir kararının devamına, tahkim kararı uyarınca teminat altına alınamayan şimdilik 227.750 EURO tutarındaki gecikme faizi alacağı yönünden tedbiren geminin seferden men edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görevli ve yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öte yandan tenfiz için gerekli olan ön koşulların yerine getirilmediğini, eksik harç yatırıldığını, taraflar arasında hukuken geçerli bir tahkim şartı bulunmadığını, uyuşmazlığın tahkime elverişli olmadığı ile bu hususun New York Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde ayrı bir tenfiz engeli oluşturduğunu, hakem kararının kesinleşmediğini, tenfizi talep edilen hakem kararının Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil ettiğini savunarak davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, seferden men talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının görev itirazı reddedilmiş, ancak Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 60/2. maddesi uyarınca yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, yetkili ve görevli mahkemenin Kocaeli 1. Ticaret Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, daha önce verilen ve 29.4.2011 tarihli, 1.350.000 EURO bedelli teminat mektubu üzerinden devam etmekte olan ihtiyati tedbir kararının nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına, 550 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi yargılama giderleri, harç ve ihtiyati tedbir ile ilgili karar oluşturulmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş olmasına karşın, karar tarihi itibariyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 331/2. maddesi hükmünün hilafına, aynı kanunun 323/ğ maddesi uyarınca yargılama giderleri arasında sayılan “kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti”ne de bu aşamada hükmedilmemesi gerekirken davalı yan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yasaya aykırı olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin katılma yoluyla ileri sürdüğü temyiz itirazının kabulüyle hükmün bozulması gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın aşağıdaki biçimde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5302, K. 2012/6992, 27 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama