KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5458 E., 2012/16894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2011 tarih ve 2010/76-2011/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağı sebebiyle taraflar arasında 08/08/2008 tarihli hisse senedi opsiyon antlaşması imzaladığını, bu anlaşmaya göre davalı şirketten 228.000,00 TL alacağı olan müvekkiline 228.000 lot hisse senedinin 1,00 TL nominal değerden teslim edildiğini, hisse senetlerinin (1) lot 0,23 TL fiyat üzerinden 08/04/2009 tarihinde nakde çevrilerek 52.395,31 TL kısmi ödeme yapıldığı,
anlaşmanın 5. maddesine göre davalı şirketin 228.000,00 TL borcuna istinaden 1 lot hisse senedinin nominal değerinin 1,00 TL'nın altında olması halinde aradaki farkı hisse senedi olarak vereceğini taahhüt ettiğini belirterek sözleşmenin 5. maddesi uyarınca bakiye alacak miktarı olan 175.604,69 TL'na karşılık 06/04/2009 tarihindeki (1) lot 0,23 TL fiyat üzerinden 763.468 lot Memsa hisse senedinin müvekkili hesabına virman yapılarak ödenmesine veya 06/04/2009 tarihi itibari ile değerinin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmenin TTK'nun 329. maddesine göre batıl olduğunu, davalı şirketin kendi hisse senetlerini temellük etmesinin mümkün olmadığını, davanın kabulü halinde taraflar arasında anlaşma gereği borç miktarının 06/04/2009 tarihi itibari ile 175.604,69 TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, yargılama aşamasında davacının alacak talebini 175.604,69 TL olarak kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının terditli dava olmadığı, bu kapsamda seçim hakkı kendisinde bulunan davalının seçim hakkını kullanarak 175.604.69 TL ödemeyi kabul ettiği, davalının kabul beyanı ile uyuşmazlık ve yargılama son bulduğundan kabul beyanından sonra davacının davasını ıslah edemeyeceği gerekçesi ile kabul nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nun 329. maddesi uyarınca davalı şirketin kendi hisse senetlerini temellükü sonucunu doğuracak şekilde davacıya hisse senedi verme taahhüdünün batıl bulunmasına, davalı vekilinin bedel yönünden davanın kabulüne ilişkin beyanında bu olguya yönelik sözlerinin bedele yönelik davanın, şartlı bir kabulu olarak addedilemeyecek olmasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5458, K. 2012/16894, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama