KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5553 E., 2012/12009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2006/345-2010/322 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davalılar ..., ... Genel Müdürlüğü, NYN İnşaat Ltd. Şti ve Axa Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılardan NYN İnşaat Ltd.
Şti vekili Av. ... ve ... vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl davada, davalı ...'un sürücüsü, ... Genel Müdürlüğü'nün işleteni, NYN İnşaat Ltd.
Şti'nin de işvereni bulunduğu araçla uçuruma boşaltılan hafriyat taşlarının, deniz kenarında piknik yapan müvekkillerinin murisi ...'ın ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, davacı ... için (300) TL cenaze ve def'in giderinin (4.700) TL destek tazminatının ve (30.000) TL manevi tazminatın, davacılar..., ... ve ... için ayrı ayrı (15.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş, birleşen davada ise davacı ... için (30) TL cenaze ve def'in gideri ile (470) TL destek tazminatının davalılar Axa Oyak Sigorta A.Ş,
Ray Sigorta A.Ş. ve Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'nden temerrüt faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 20.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile hem asıl hem birleşen dava yönünden davacı ... için destek tazminatı talebini (14.321) TL'na yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... tarafından hafriyat boşaltılması yasaklanmış yere atık boşaltarak davacıların murisinin ölümüne neden olduğundan tam kusurlu bulunduğu, davalılardan ... Genel Müdürlüğü ile NYN İnşaat Ltd. Şti.'nin işveren ve adam çalıştıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, davalı ...Ş.'nin ise diğer davalı NYN İnşaat Ltd. Şti'nin yaptığı inşaat işinin all risk sigortacısı olup iş makinelerinin şantiye sahası içinde 3. kişilere verdiği zararlardan sorumlu bulunduğu, somut olayın
da hafriyat sonucu oluşan molozun bir kazaya neden olması dolayısıyla iş makinesinin şantiye sahası içinde kabul edilmesi gerektiğinden teminat kapsamında bulunduğu, diğer davalı ... şirketlerinin ise olayın trafik kazasından kaynaklanmaması nedeniyle zarardan sorumlu bulunmadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için (14.321) TL maddi (30.000) TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı (15.000) TL manevi tazminatın, davalılar ... Genel Müdürlüğü, NYN İnşaat Ltd. Şti., ... ve Axa Sigorta A.Ş.'nden (davalı ... şirketinin maddi tazminattan ve poliçe limitleriyle sınırlı şekilde sorumlu olması kaydıyla) olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalılar ..., ... Genel Müdürlüğü, NYN İnşaat Ltd. Şti ve Axa Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hem davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 15. maddesinde hem de anılan davalı ile diğer davalı NYN İnşaat Ltd. Şti. arasındaki eser sözleşmesinin 22. maddesinde, sözleşme konusu işin kontrol görevinin davalı ...
Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunun belirtilmesine, sözleşmenin niteliği itibariyle de işin başından sonuna kadar salt yüklenicinin kontrolüne bırakılmayıp, davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşılmasına, bu durumda davalı ...
Genel Müdürlüğü'nün işle olan bağlantısı kesilmediğinden, söz konusu iş nedeniyle meydana gelen zararlardan da iş sahibi sıfatıyla sorumlu olmasına, yine mahkemece maddi ve manevi tazminat miktarları belirlenirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmış olmasına göre, asıl davada davalılar ..., ... Genel Müdürlüğü ve NYN İnşaat Ltd.
Şti. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazının reddi ile bu davalılar hakkındaki hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl ve birleşen davalar, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından fazlaya ait saklı tutulan hakkın kullanımı sonucu açılan ek dava, mahkemece asıl dava dosyası ile birleştirilerek yargılama sonuçlandırılmıştır.
6100 sayılı HMK.’nun 166 (Mülga HUMK.’nun 45) ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde, sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan, mahkemece her dava için ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Somut olayda mahkemece verilen kararda ise asıl dava ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmadığı gibi, birleşen davanın davalıları olan sigorta şirketleri de karar başlığında ihbar edilenler olarak gösterilmiştir. Bu durum karşısında kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca davalı ...Ş., davalılar ... Genel Müdürlüğü ile NYN İnşaat Ltd. Şti. arasındaki eser sözleşmesine konu inşaatın sigortacısıdır. İnşaat Sigortaları Poliçeleri Genel Şartları'nda inşaat sigortasının, sigorta konusunu teşkil eden değerlerin sigorta teminat süresi içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, poliçede sayılan istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin ettiği belirtilmiştir (İŞGŞ. 1. m.).
Diğer bir deyişle inşaat sigortası ile önceden öngörülemeyen kazaların, sigorta konusu inşaat ve bu inşaat ile ilgili diğer müştemilat ve tesisler üzerinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, oluşturacağı hasarlar teminat altına alınmaktadır. Dolayısıyla bu sigorta poliçesine eklenen klozların hangi rizikoları teminat kapsamına dahil ettiğinin tespitinin de, bu klozların anılan genel şartlar hükmü ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle yapılması gereklidir.
Dava konusu poliçeye eklenen İnşaat All Risks Sigortasına Bağlı 3. Şahıslara Karşı Mali Sorumluluk Klozu'nun “Teminatın Kapsamı” başlıklı 1. maddesinde bu klozun sigortalıyı, sigortanın yürürlüğü sırasında sigortalanmış olan inşaat ve montaj işlerinin ifası sebebiyle meydana gelen bir olay neticesinde 3. şahısların zarara uğraması halinde, 3. şahısların ileri sürebilecekleri taleplerin sonuçlarına karşı temin ettiği belirtildikten sonra,
“Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı 3. maddesinin e bendinde, “Her türlü kara, hava ve deniz araçlarının neden olacağı zararlar (ancak iş makinelerinin şantiye sahası içindeki faaliyetleri nedeniyle verebilecekleri zararlar teminata dahildir)” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede yer alan açık ifadelerin, yukarıda anılan İŞGŞ.
1. maddesi ile birlikte değerlendirilmesinden çıkan sonuç, her türlü kara, hava ve deniz araçlarının neden olacağı zararların teminat kapsamı dışında tutulduğu, iş makinelerinin faaliyetleri nedeniyle 3. kişilere verebilecekleri zararların ise ancak şantiye sahası içinde olması kaydıyla teminata dahil edildiğidir. Dolayısıyla mahkemenin aksi yöndeki kabulü doğru değildir.
Dava konusu olayın meydana geldiği yerin şantiye sahası içinde olup olmadığı konusu ise mahkemece araştırılmamıştır. Her ne kadar mahkemece dinlenen tanık beyanlarından kazanın hafriyat boşaltılması yasak olan yerde ve şantiye sahası dışında meydana geldiği izlenimine varılıyorsa da, dosyaya sunulan harita ve krokilere göre bu yer, inşaatın sahasının çok yakınında bulunmaktadır. Dolayısıyla kaza yerinin şantiye sahası içinde olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gereklidir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle kaza yerinin şantiye sahası içinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, daha sonra uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, birleşen davada verilen kararın davalı ...Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davaya konu zararlandırıcı sonuç, eş deyişle davacıların yakınının ölümü, davalı sigortacı tarafından inşaat all risk (tüm riskler) poliçesiyle sigortalanmış inşaat ve montaj işlerinin ifasına ilişkin hafriyat dökümü sırasında meydana gelmiştir. Bu durumda, poliçenin teminatın kapsamına ilişkin 1. maddesi uyarınca üçüncü kişinin ölüm olayının kural olarak poliçe teminatı altında olduğunun kabulü gerekir.
Dairemizin sigortacı lehine bozma gerekçesinde, ölüm olayının poliçe özel şartlarının 3/e maddesi kapsamında olduğu belirtilmiş ise de, somut olaya bakıldığında ölüm olayı bizatihi kara taşıtı niteliğindeki kamyonun neden olduğu bir zarar olarak ortaya çıkmış değildir.
Zararın ortaya çıkma nedeni, doğrudan kamyon sürücüsünün inanılmaz ölçüde keyfi ve hatalı davranışı ile ilgili olup araçla, aracın seyrüseferi ile yahut bizatihi araçtaki bir eksiklikten veya aracın sürücüsü tarafından kurallara aykırı şekilde sevk ve idaresinden vukubulmuş değildir. Bu nedenle davalı sigortacının da zarardan poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına ilişkin mahkeme kararının doğru olduğu kanısındayım.
Öte yandan, kamyonların iş makinesi sayılması söz konusu olmadığından bozma ilamının (3) nolu bendinde, mahkemeyi kazanın vukubulduğu yerin şantiye sahası içerisinde olup olmadığı yönünde araştırmaya sevkeden gerekçesinin de -kabul şekli bakımından- doğru olmadığını düşünmekteyim. Tüm bu nedenlerle, davalı sigortacının da bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddi gerekmekle Daire çoğunluğunun (3) nolu bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5553, K. 2012/12009, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama