KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5557 E., 2012/13052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2007/623-2010/661 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka Kurtköy Şubesi'nde vadesiz mevduat hesabı bulunduğunu, 01.06.2007 tarihinde ilgili banka şubesine giden müvekkiline hesapta para bulunmadığının ve 75.000,00 TL'nın aynı gün kendisi tarafından İzmit Şubesi'nden çekildiğinin söylendiğini, oysa hesaptan para çeken kişinin müvekkili olmadığını, müvekkilinin kimlik bilgilerini kullanan kişiye sahte imza karşılığında ödeme yapan davalının olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek 75.000,00 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının olayın meydana gelmesinden 5 gün önce 28.05.2007 tarihinde hesap açtırdığını, 29.05.2007 tarihinde hesap cüzdanının nerede olduğunu hatırlamadığını beyan etmesi üzerine kendisine yeni hesap cüzdanı verildiğini, müvekkilinin olayda gerekli tüm özen ve dikkati gösterdiğini, parayı çekmek üzere gelen kişinin nüfus cüzdanı ve hesap cüzdanı ibraz ettiğini, banka görevlisi tarafından nüfus cüzdanının ultraviyole ışık altında incelenerek sahte olmadığının anlaşılması üzerine işlemin gerçekleştirildiğini, davacının banka sistemindeki imza örneği ile parayı çeken kişinin attığı imzanın benzer olduğunu,
davacının farklı kurumlarda farklı imzalar kullandığını, davacının kimlik ve hesap bilgilerinin kötüniyetli kişilerin eline geçmesinde kendisinin kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik kamerası kayıtlarına göre, hesap açan kişi ile dava konusu parayı çeken kişinin aynı kişi olmadığı, paranın çekildiği banka dekontu üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, ödeme makbuzunda hesap cüzdanı ibraz edilmeksizin ödeme yapıldığının belirtildiği, ibraz edilen nüfus cüzdanı örneği ile davacının gerçek nüfus cüzdanı örnekleri karşılaştırıldığında aile sıra numaralarının farklı olduğu ve sahte nüfus cüzdanında mühür bulunmadığının anlaşıldığı,
mevduatın bulunduğu asıl şubeye aile sıra numarasındaki farklılığı sormayan, hesap cüzdanı olmaksızın ve mühürsüz olması dolayısıyla aldatma kabiliyeti bulunmayan nüfus cüzdanına dayanarak işlem yapan davalı bankanın ödemeden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5557, K. 2012/13052, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama