KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5562 E., 2012/7886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/130 Esas
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2008/175-2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan davalıya ait ... plaka sayılı aracın, 06.09.2007 tarihinde kaza yapması sonucu ölen araç sürücüsü ...'nun mirasçılarına toplam 81.000 TL tazminat ödendiğini, sürücünün % 100 kusurlu olduğu gibi, kazanın seyir sırasında istiap haddini aşacak şekilde yolcu taşınmasından kaynaklandığını ileri sürerek, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.7 maddesinin "i" bendi uyarınca ödenen 81.000 TL tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili,kazanın fazla yolcu taşınmasından değil sürücü kusurundan kaynaklandığını, istiap haddinin aşılması ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını savunmuş, birleşen davada ise, kazada hasarlanan müvekkiline ait aracın kasko sigorta poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalandığını, hasarın tazmini için davalıya müracaat edilmiş ise de davalının kazanın sebebinin istiap haddinin aşılmasını ve bununda poliçe teminatı dışında kaldığını gerekçe göstererek ödeme yapmadığını,
oysa kaza tespit tutanağında kazanın sürücü kusurundan ve sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesinden kaynaklandığının belirtildiğini, sürücü kusuru ile oluşan hasarların teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, ıslahen 80.000 TL tazminatın 06.09.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, birleşen dava ile ilgili olarak, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesine fazla yolcu taşınmasının neden olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazanın tamamen sürücü hatasından kaynaklandığı, araç sürücüsü ...'nun % 100 oranında kusurlu olduğu, araçta istiap haddi aşılmış olsa bile bu durumun kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığı, kaza sonucu davalı-birleşen davanın davacısının aracında 40.000 TL lik hasar meydana geldiği,bu hasarın poliçe teminatı altında bulunduğu gerekçesi ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 40.000 TL tazminatın 06.09.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen dava davalısı Axa Oyak Sigorta A.Ş vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, birleşen davada hüküm altına alınan sigorta tazminatına olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş ise de, TTK 1299/1. maddesi yollaması ile TTK. nun 1292/1 ve 1447/1 maddeleri ve poliçe genel şartları uyarınca, sigortacının sigortalı tarafından tüm bilgi ve belgelerin kendisine uluştırılması tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tazmin yükümlülüğü bulunduğuna göre,sigortacının temerrüt tarihinin 25.09.2007 tarihi olduğunun kabulü ile bu tarihten itibaren faize hükmetmek gerekirken, kaza tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5562, K. 2012/7886, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama