KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5567 E., 2012/10419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2009 tarih ve 2007/106-2009/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Türkiye temsilciliğini yaptığı Diamed SA firması tarafından üretilen ve ithal edilen ürünlerin pazarlanması için davalının temsilci olarak Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Merzifon Devlet Hastanesi, Samsun Doğum Evi Hastanesindeki ihalelere vekaleten iştirak ederek sözleşme yaptığını, davalının uhtesinde kalan ihaleler gereği cihaz ve ekipmanları kurduğunu, ürünlerin talep ve teslimine yardımcı olduğunu, 2003 yılında Samsun Devlet Hastanesi ve 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesinin ihalelerine davalı adına vekaleten girilerek ihalelerin kazanıldığını, bedellerinin davalıya havale ettirildiğini,
hizmet bedeli karşılığında fatura keserek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından yasal süresinde itiraz edilmeyen fatura bedelinin 12.000,00 TL’sinin ödendiğini, kalan miktar ödenmediğinden, tahsili için icra takibi başlatılmış ise de yetki itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve ardından takibin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, 3.000,00 TL’nin 31.12.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, alacak talebini 11.388,37 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, taraflar arasında 2003 yılı için yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davası açmayarak genel mahkemede alacak davası açmasının usul hükümlerine aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 31.12.2002 tarihinde kendiliğinden fesh olduğunu, davacı tarafından 2003 yılı içinde davalı adına takip edilen iş bulunmadığını, bu nedenle faturanın karşılıksız ve davalı defterlerine kayıtlı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Karşı davasında ise, karşı tarafın kayıtlarında alacak olarak gözüken paranın fatura bedeli karşılığında ödenmediğini, borç olarak gönderildiğini ileri sürerek, 12.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki protokol 31.12.2002 tarihinde sona ermiş ise de, davalının bu tarihten sonra 3 ayrı vekaletname ile davacı şirket yetkilisi Nihat Atan’ı vekili tayin etmesinin, adı geçenin vekaleten imzaladığı sözleşmeyi kabul edip üzerine düşen edimi yerine getirerek fatura kesmesinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin vekalet sözleşmesi kapsamında devam ettiğini gösterdiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, 12.000,00 TL kısmi ödeme mahsup edildikten sonra 11.388,37 TL bakiye alacağının bulunduğu,
davalı şirketin ticari defterlerinin TTK'nun 70 maddesine uygun olarak tutulmadığı ve 12.000,00 TL ödemenin kayıtlarında görülmediği, böylece davalının davacıya borç olarak 12.000,00 TL ödediğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 11.388,37 TL’nin takip tarihi olan 03.03.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5567, K. 2012/10419, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama