KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5617 E., 2013/4723 K.·Mahkemesi : ...fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2013
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2010/158-2011/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2007/17483 sayılı “... ...” ibareli markanın sahibi bulunduğunu ve markayı halen müvekkiline ait ... ... ... Alışveriş Merkezinde kullandığını, bu kullanım kapsamında markanın maruf hale getirildiğini, ancak, davalının müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde ve kötüniyetli olarak 2008/44445, 2009/67298 ve 2009/67092 sayılı “...”, “... ......” ve “...
Avrupa Yakası” ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıya ait ''...'' ibareli markanın hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını belirterek haksız rekabetin ve tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, davalıya ait markaların müvekkili markasını taklit etmek suretiyle iltibas teşkil ettiğinin tespitini, bu markaları ihtiva eden davalı uhdesindeki ürünlerin üretilmesinin ve kullanılmasının önlenmesini, durdurulmasını, toplatılmasını, el konulmasını, bu ürünleri imal etmeye yarayan cihaz, tesisat ve bunun gibi ürünlere el konularak,
müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasını veya silinmesini, imhasını, bu markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıf ile davacı markasının tescilli olduğu sınıfların birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin kendi adına tescilli markaları kullanması karşısında haksız rekabet ve tecavüzden söz edilemeyeceğini, davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "... ... ..." isimli alışveriş merkezini adlandırmak ve dolayısıyla tanıtmak üzere kullandığı "... ..." ibareli marka ile davalı adına tescilli "... ......" ibareli markanın, tarafların markaları özellikle AVM için kullanacakları yönündeki iradeleri de dikkate alındığında, ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, ancak davalı adına tescilli "..." ibareli
-/-
-...-
marka ile davacı markası yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının markayı kullanımının tescile dayandığı, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2009/67295 sayılı “... ......” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı adına 36. sınıftaki "gayrimenkul idaresi hizmetleri" için tescilli olan ve aynı adlı alışveriş merkezi (AVM) idareciliği hizmeti için kullanılan 2007/17483 sayılı "... ..." markası ile hükümsüzlüğüne karar verilen 2009/67295 sayılı "... ......" adlı markanın kapsadığı 35. sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi" (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,
elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetleri" bakımından 556 Sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer türden hizmetlerden olduklarının belirlenmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...- Ancak, davacı adına tescilli 2007/17483 Sayılı "... ..." markasının asli unsurlarından birisi de "..." rakamıdır. Dava konusu 2008/4445 sayılı markanın da tek ve asli unsuru "..." rakamından oluştuğuna göre işaretler arasında 556 Sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu halde, kararda yazılı gerekçelerde bu marka hakkındaki hükümsüzlük davasının reddi isabetli görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 2009/67295 sayılı "... ......" markası 35. sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi hizmetleri" ile birlikte aynı sınıftaki diğer hizmetler içinde davalı adına tescillidir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda ise davacı markasının kapsadığı 36. sınıf hizmetler ile dava konusu markanın tescilli olduğu 35. sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi" hizmetlerinin benzer tür hizmetler oldukları mütalaa edilmiş olup, 35. sınıfta yer alan diğer hizmetler bakımından bir değerlendirme yapılmadığı halde; bu hizmetler bakımından da bilirkişi görüşü alınmaksızın, dava konusu 2009/67295 sayılı markanın tescilli olduğu 35. sınıftaki tüm hizmetleri kapsayacak şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5617, K. 2013/4723, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama