KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5946 E., 2012/11097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/01/2012 tarih ve 2011/254-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, Incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Karam ibaresinin katı ve sıvı yağ emtiasında marka olarak tescili için TPE'ye başvurduğunu, davalı şirketin ise Karam ibaresini içeren 1988/102853 ve 1999/002520 nolu tescilli markaları bulunduğunu ancak, davalının markalarını dava tarihinden geriye doğru son beş yıldır kullanmadığını ileri sürerek, davalının Karam ibareli markaların tescilli bulundukları tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü ve marka sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketi temsilen iflas idare memurları, davalı şirket iflas nedeniyle tasfiye sürecinde bulunduğundan markaların kullanılmasının fiilen mümkün olmadığını, davanın kötüniyetle açıldığını, tescilin zamanaşımına uğramadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen markaların tescil yenilemelerinin yapıldığı, koruma altındaki markaların terkininin mümkün olmadağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmayan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça davalının adına tescilli markasını haklı bir neden olmaksızın dava tarihinden geriye doğru beş yılı aşkın süredir kullanmadığı ileri sürülerek, 556 sayılı KHK'nın 14, 42/l, c maddelerince markanın hükümsüzlüğü istenildiğine göre, tescil süresinin uzatılmış olmasının tek başına hükümsüzlük istemine engel oluşturmayacağı ve markanın kesintisiz (5) yıl kullanılmadığı iddiasının aksini ispat yükümünün davalıda olduğu gözetilerek, davalı tarafın bu yöndeki kanıtları toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme sonucunda anılan maddelere dayalı hükümsüzlük istemi hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5946, K. 2012/11097, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama