KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5970 E., 2012/8787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 gün ve 2008/17-2009/350 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.12.2011 gün ve 2010/6588 - 2011/17257 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 6 yıldır ERİNOKS ticaret unvanı ve markası ile hizmet verdiğini, davacının tanıtım işaretine yoğun emek ve maddi harcama yaparak ayırt edicilik kazandırdığını, davalıların yıllarca suskun kaldıktan sonra müvekkili şirkete keşide ettiği ihtarname ile marka hakkına tecavüz edildiği iddiasında bulunduğunu, davalıların iyi niyet kurallarına aykırı davranışının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davacının ticari işlerine yönelik olarak yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla ihtarname keşide etmek suretiyle ortaya konulan muarazanın giderilmesine, bu yolla vaki haksız rekabetin men'ine, karar özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkillerinin uzun yıllardır faaliyet gösteren, sektörlerinde önde gelen firmalar olduklarını, ERİNOKS ticaret unvanını kullanan davacının sadece Ankara'da faaliyet göstermesi nedeniyle müvekkillerince fark edilmediğini, durumun öğrenilmesi üzerine düzenlenen ihtarnamenin davacıya gönderildiğini, davalıların markası ile davacının ibaresinin fonetik ve okunuş bakımından aynı, görsellik bakımından da yakın olması nedeniyle ihtarlarının haklı olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5970, K. 2012/8787, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama