KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6398 E., 2012/21577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.03.2012 tarih ve 2011/424-2012/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tasfiyesi yolunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa Kaza Mahkemesince verilen 21.10.2010 tarihli kesinleşmiş mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tenfizi istenen kararın bir nevi tasfiyeye izin niteliğinde bulunduğu, hasımlı açılmış bir davada verilmiş tenfiz edilebilir nitelikte kesinleşmeye tabi bir ilam olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Davacı vekili KKTC'nde faaliyet gösteren davacı şirketin tasfiyesine ilişkin olarak hasımsız olarak açılan davada KKTC Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nce borçlarını ödeyemeyecek duruma gelen şirketin tasfiye edilmesine ve tasfiye memuru atanmasına izin ve emir verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, davacı şirketin Türkiye'de bulunan taşınır ve taşınmaz mallarının tasfiyesi zorunluluğu nedeniyle 21.10.2010 tarihli kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Tenfizi istenen ve onaylı örneği ibraz edilen kararın incelenmesinde, Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nce borçlarını ödeyemeyecek hale gelen davacı şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yine dosyaya getirtilen tapu sicil kayıtları örneklerinden davacı şirketin Türkiye'de adına tapuya kayıtlı taşınmaz bulunduğu görülmektedir.
Mahkemece tenfizi istenen belgenin bir nevi tasfiyeye izin niteliğinde olup, hasımlı olarak görülen bir davada verilmiş bir hüküm olmadığından kesinleşmeye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada ibraz edilen Tasfiye Halinde KTHY Şti. Ltd. Resmi Kabz ve Tasfiye Memurluğu Hukuk Müşavirliği'nin 22.11.2011 günlü yazısında KKTC hukukunda şirketler bakımından tasfiyenin terminolojik olarak iflas anlamına geldiği, iflas tabirinin ise gerçek kişiler yönünden kullanıldığı, mahkeme gerekçesinde belirtilen asıl 113 madde 211 (e)'de sözü edilen “borçları ödemede acizlik nedeniyle tasfiyenin” şirketler bakımından iflasa karşılık geldiği açıklanmıştır.
Ayrıca MÖHUK 50.'nci maddesinde yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının tenfiz edilebileceği öngörülmüş, 55/1 maddesinin ikinci cümlesinde ise hasımsız ihtilafsız kaza kararlarının tenfizi için tenfiz istemine ilişkin dilekçenin tebliğine dair kanun hükmünün uygulanmayacağının belirtilmesinden hasımsız davalara ilişkin yabancı mahkeme kararlarının dahi tenfiz edilebileceği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu KKTC Lefkoşe Kaza Mahkemesi kararının tenfizi kabil bir karar olduğu ve tenfizde davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6398, K. 2012/21577, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama