KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6505 E., 2013/11225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2011/235-2011/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankanın Konya-...şubesinden kullanmış olduğu kredi ile satın aldığı araca kredi sözleşmesine aykırı olarak kasko sigortasının yapılmadığını, aracın 20.03.2009 tarihinde trafik kazası geçirdiğini ileri sürerek; hasar tutarı karşılığında 10.000.00 TL.nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle, dava değerini 69.070,43 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki genel kredi taahhütnamesi gereğince davacının kaskosuz taşıt kredisi kullandığını, bu nedenle kasko sigorta poliçesinin yapılmaması sebebiyle davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; olayda davalı bankanın hem kredi veren kuruluş ve hem de sigorta acentesi olarak % 75 oranında kusurlu bulunduğu, davacının ise kredi kartı hesabından sigorta poliçesine ilişkin primlerin tahsilatını izleme yükümlülüğü olduğundan % 25 oranında kusurlu olduğu, araçtaki toplam hasarın 69.070,43 TL olduğunun tespit edildiği, %75 kusur oranına tekabül eden 51.802,82 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 51.802,82 TL'nin kaza tarihi olan 20/03/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının davalı bankanın Konya-...şubesinden kullanmış olduğu taşıt kredisi ile satın almış olduğu araca kredi sözleşmesine aykırı olarak kasko sigortasının yapılmaması sebebiyle trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalı müterafik kusurlu bulunarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi gereğince aynı zamanda sigorta acentesi olan Akbank ...Şubesinin 13.12.2007–13.12.2008 tarihleri arası için davacıya ait araca kasko sigorta poliçesi düzenlediği, sigorta poliçesine rehinli alacak için; davalı banka ilgili şubesinin dain mürtehin kaydı konulduğu,
davalı Bankanın sigorta priminin son iki taksitini kredi kartından tahsil edemeyince sigorta poliçesini iptal ettiği, bu sigorta poliçesinin 13.12.2008 tarihinde sona ermesinden sonra takip eden yıl için kasko sigorta poliçesi düzenlenmediği ve aracın da bu tarihten itibaren kaza tarihi olan 20.03.2009 tarihini de kapsayacak şekilde sigortasız kaldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Taraflar arasında akdedilen genel taahhütnamenin “sigorta ve sigorta hükümleri” başlıklı 23. maddesinde; rehinli taşıta sigorta yaptırılacağı veya Banka tarafından sigorta ettirilmesine muvafakat edildiği, rehinlerin sigortalanması işinin hiç bir suretle banka tarafından üstlenilmemiş olduğu düzenlenmiştir.
Davalı banka sigortalama işini üstlenmemiş, bu yetkiyi kullanma hususunda serbest bırakılmıştır, yine süresi dolan sigortaların davalı tarafından yenileneceği belirtilmemiştir. Davalı tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesinin primleri davacının kredi kartından ödenmekte olup, kredi kartının değiştirilmesiyle birlikte primler tahsil edilememiş ve poliçe iptal edilmiştir.
Sigorta poliçesi 1 yıl süreli yapıldığından prim tahsilatının tamamının yapıldığı kabul edilse bile poliçenin sona erdiği tarihten sonra riskin gerçekleştiği nazara alındığında davalıyı zarardan sorumlu tutmak mümkün olmayacaktır.
Somut olayda 1 yıllık düzenlenen kasko sigorta poliçesinin süresi dolmadan prim tahsilatının yapılamamış olması sebebiyle iptali sözkonusu olup, poliçesnin süresinin bitiminden sonra her yıl yenilenen bir sigorta ilişkisi bulunmadığından bankanın sigortanın yenileneceği ve bunun da banka tarafından yerine getirileceği konusunda kredi müşterisine güven verdiği de kabul edilemeyecektir.
Bu suretle, taraflar arasndaki kredi sözleşmesi, genel kredi taahhütnamesi hükümleri, sigorta poliçesinin prim tahsil edilememesi sonrasında iptal edildiği, geçerli kabul edilse bile kazanın 1 yıllık sigorta süresinden sonra meydana geldiği, yenilenen bir sigorta ilişkisinin bulunmadığı nazara alınarak, davalı bankanın zarardan sorumlu tutulamayacağının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6505, K. 2013/11225, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama