KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6699 E., 2012/9454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2010 gün ve 2009/21-2010/198 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/02/2012 gün ve 2010/9517-2012/1550 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Türkiye'de 30.sınıfta yumuşak fındık ve süt dolgulu, sütlü çikolata kaplı gofret emtiası için tescilli bulunan 2001/01134 sayılı "şekil" markasının, 556 sayılı KHK'nun 7/1-c, 7/1-e ve 42/1-a maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, sözkonusu markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilin 2001/01134 sayılı şekil markasının 15 yılı aşkın süredir dünya ve Türkiye pazarında kullanılmakta olan “KİNDER BUENO” markalı ürünlerin ambalajları üzerinde kullanılan özgün kompozisyon olduğunu, tesciline bir engel bulunmadığını, sözkonusu markanın kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden tescil olunduğunu, dava konusu şeklin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, markanın Paris Konvansiyonuna üye birçok ülkede de tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kesin delil niteliğindeki Ankara FSHHM'nin 2003/86 Esas ve 2004/29 sayılı karar içeriğine göre de, dava konusu markanın “Yumuşak fındık ve süt dolgulu, sütlü çikolata kaplı gofret” malları için tescil edildiği, bu ürünler açısından markada yer alan şekillerden süt, fındık ve çikolata resimlerinin emtianın vasfını işaret etmekle birlikte marka üzerine özgün bir şekilde yerleştirildiği, böylece markanın özgün olup ayırt edicilik taşıdığı, “malın özgün doğal yapısından çıkan bir şekil” olmadığı, markanın tescil tarihinden önce kullanıldığının ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının kesin hükme bağlandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.02.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6699, K. 2012/9454, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama