KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6700 E., 2012/10525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2010 gün ve 2007/204-2010/5 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.01.2012 gün ve 2010/8711-2012/993 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli “PDK” markasının davalı tarafından izinsiz kullanıldığını, yapılan aramada ürünlere el konulduğunu, davalının eylemi nedeniyle zararlarının olduğunu ileri sürerek 1.000.00 TL fiili zarar ve 1.000.00 TL yoksun kalınan kâr olmak üzere toplam 2.000.00 TL maddi, 30.000.00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile tahsili ile marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretilmesini sağlayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el konulmasını, marka hakkına tecavüzün önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markanın bir önceki maliki yetkilisinin zımni muvafakati ile kullanıldığını, markanın davacıya devredildiğinin öğrenilmesinden itibaren üretilmesinin durdurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iflas eden PDK Pres Döküm Kromaj Sanayi A.Ş'nin malvarlığının iflas dairesine geçtiği tarihten sonra şirketin fiili yetkilisi olduğu söylenen Hasan Ellialtıoğlu'nun şirket adına marka kullanımı için lisans vermesinin olanaklı olmadığını, markanın önceki maliki ile üçüncü şahıs arasında yapılan sözleşmenin son maliki bağlaması için yazılı yapılması ve TPE'ye sunulması gerektiği, davacının iflas dairesinden markayı satın alarak 21.03.2007 tarihinde tescil ettirdiği,
bu tarihten sonraki izin alınmadan kullanımın davacının marka haklarına tecavüz oluşturacağı, davalının iş yerinde el konulan 26.04.2007 tarihleri arasında kârının 25.169.83 TL olup, davacının başkaca zararının bulunmadığı gerekçesiyle ıslahla arttırılan miktar üzerinden 25.169.83 TL maddi, 10.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan ticari faizi ile tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.01.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminden bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6700, K. 2012/10525, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama