KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6860 E., 2012/9894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2010 gün ve 2008/272-2010/541 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/02/2012 gün ve 2010/10868-2012/2663 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu kredinin müşterisi ve kefilleri olduklarını, hesabın kat edilmesine ilişkin ihtarnamenin tebliğine rağmen davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik asıl alacak, işlemiş faiz ve % 5 BSMV olmak üzere toplam 87.290,70 TL'nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin davaya konu krediyi kullanmadığını ve bankadan para almadığını, banka çalışanı ...'nun bıraktığı mektuplarda müvekkili tarafından kullanıldığı görünen kredinin aslında kendisi tarafından kullanıldığını belirttiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı banka ile davalılar arasında daha önceden düzenlenen genel ticari kredi sözleşmesi bulunduğu ancak davaya konu alacak miktarının, davalıların bilgisi dışında davacı banka çalışanı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ortaya çıktığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, banka çalışanı ...'nun intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim" şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinde davalı müşterinin de işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24/02/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6860, K. 2012/9894, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama