KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6966 E., 2012/10210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2011 tarih ve 2011/164-2011/165 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz isteyen kurumun delil olarak genel kredi sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti ve diğer bilgiler eklediğini ancak bu şekilde ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için bu belgelerin 15 gün öncesinden borçlulara tebliğ edilmesinin gerektiğini, böyle bir tebligatın yapılmadığını, ayrıca aynı borç için icrai işlem yapıldığını, itiraz nedeniyle de takibin durduğunu, alacağın rehinle temin edildiğini ve teminat bonosunun verildiğini ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlulara kredi borcunun ödenmesi için ihtar gönderildiğini ve ihtarname ile hesap özetinin borçlulara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Balıkesir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8833 İcra dosyasının getirtildiği, yapılan incelemesinde takip alacaklısının Finanbank AŞ, takip borçlusunun ..., takip miktarının 38,452,33 TL olduğu, takip borçlusu ...'ya ait araç üzerinde rehin bulunduğu Yargıtay içtihatları ve İİK'nun 257/1 maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş bulunması ve muaccel olması gerektiği ihtiyati hacze itiraz edeninin itirazının yerinde ve haklı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Alacaklı Banka tarafından borçlu ve kefiller hakkında kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik olarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir. İtirazda bulunanlar kredi sözleşmesinin asıl borçlu ve kefilleridir.
İİK’nun 45'nci maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak bu düzenleme asıl borçlu ile ilgilidir.
Kefillere ilişkin özel düzenleme ise Borçlar Kanunu'nun 487/1 nci maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Buna göre, rehnin asıl borçlu lehine verilmesi halinde bu durumun anılan yasal düzenleme uyarınca kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, alacaklı Banka tarafından rehnin asıl borçlu lehine verildiği ileri sürüldüğünden mahkemece kredi borcuna teminat olarak asıl borçlu ...'nın traktöründe kurulan rehnin, muteriz borçlu kefiller ... ve ... lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanununun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun 257/1 nci maddesine dayanılarak davacılar itirazın kabul edilerek yazılı gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6966, K. 2012/10210, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama