KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7092 E., 2012/9881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 gün ve 2010/6-2010/357 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/02/2012 gün ve 2010/10467-2012/2534 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı nezdinde bulunan hesabı üzerine alacaklının 1. haciz ihbarnamesi gönderdiğini, davalının bu ihbarı 02.05.2006 tarihinde alıp, hesapta para bulunmadığı, hesap üzerinde bankanın rehni ve alacağı bulunduğu hususlarını bildirerek itirazda bulunduğunu, daha sonra bu hesaba müvekkili adına gelen havaleler ile hesaptaki paranın 10.359.28 TL'na ulaştığını, davalının ihbarnameye konu haciz bulunduğu savı ile bu parayı müvekkiline ödemediğini, oysa, henüz doğmamış alacakların haciz ihbarnamesi ile haczinin mümkün olmadığını, sadece mevcut para ve alacaklar üzerine haciz konulabileceğini,
icra yazısında doğacak hak ve alacakların haczine ilişkin bir ibare bulunmadığını sonradan hesaba giren paralar için yeni bir haciz ihbarnamesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 9.900 TL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haciz ihbarnamesinin ulaşması üzerine, alacaklı lehine 2. sırada 128.794.51 TL tutarında haciz blokesi konulduğunu, 1. sırada olan müvekkili alacağının tahsili üzerine davacı hesabında 06.09.2006 tarihi itibariyle 5.119.28 TL bakiye kaldığını icraya bildirdiklerini, zira takip borçlusu davacının bankada müstakbel bir alacağının doğduğunu müvekkilinin tespit etmesi halinde bunu icra dosyasına bildirmek zorunda olduğunu, haczin kaldırıldığına ilişkin yazıyı getirmeyen davacıya ödeme yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl alacağa yönelik dava konusuz kaldığından asıl alacağa yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak dava konusu edilen 9.900,00 TL asıl alacağa 26.09.2006 dava tarihinden 13.12.2007 tarihine kadar yürütülecek avans faizinin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7092, K. 2012/9881, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama