KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7219 E., 2012/13160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/02/2012 tarih ve 2011/107-2012/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “Bizim” esas unsurlu tescilli markalarının bulunduğunu, “BİZİM MUTFAK+Şekil” ibareli markanın 29. ve 30. sınıflarda tescili için davalı kuruma yaptığı başvurunun, yine “Bizim” esas unsurlu başka markalara dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b uyarınca kısmen reddedildiğini, bu kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin önceki tescillerden kaynaklanan kazanılmış hakkının olduğu gibi redde dayanak markalar ile başvuru konusu ibare arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK'nin 2011-M-219 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurumun kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, redde dayanak markalar ile başvuru konusu ibare arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının “Bizim MUTFAK+Şekil” ibareli marka tescil başvurusunun, “bizim” ibaresini taşıyan markalar gerekçe gösterilerek, 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
556 Sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca marka tescil başvurusunun reddedilebilmesi için, aynı veya benzer türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak daha önce tescil edilmiş ya da tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gereklidir. 556 Sayılı KHK’nin 7/1–b bendinde belirtilen “aynı” olma; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit vb. olmalarını ifade eder.
Bunlara ek olarak, işaretlerin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakterinin ya da tipinin farklılaştırılması gibi değişiklikler de “aynı” olma durumunu etkilemez. Hükümde geçen “ayırt edilemeyecek kadar benzerlik“ ise karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların, markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenimi itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması nedeniyle aynı işaret gibi algılanmasıdır.
Bu bakımdan yukarıda da ifade edildiği gibi bir ayniyet veya ayırt edilmeyecek derecede benzerlik mevcut ise Enstitü tarafından re’sen başvurunun reddine karar verilecektir.
Somut olayda, davacıya ait başvurunun kapsadığı mal ve hizmetler ile redde dayanak markaların kapsadığı mal ve hizmetler aynı olduğundan 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. O halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı değerlendirilmelidir. Söz konusu markalarının aynı olmadığı kuşkusuzdur.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik hususuna gelince; dava konusu başvuruda “Bizim” ibaresi, “MUTFAK” ibaresine göre daha büyük puntolarla ve kırmızı renkle yazılmış olduğundan ilk bakışta dikkati çekmektedir. Bu haliyle markadaki esas unsur bizim ibaresi olup mutfak ibaresi ile bu ibarenin içine yazıldığı mavi renkli yarım ay şekli yardımcı unsur konumundadır. Redde mesnet markaların esas unsurlarını da “Bizim” ibaresi oluşturmaktadır.
Şu halde davacının başvurusundaki yardımcı unsur konumunda bulunan ibare ve şekil ile oluşturulan farklılık, gözde ve kulakta bıraktığı intiba itibariyle marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markalardan ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkartmamaktadır.
Diğer bir deyişle redde dayanak “Bizim” asıl unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında ürünlerin potansiyel alıcıları nezdinde 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7219, K. 2012/13160, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama