İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/7242 K.2014/1558

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2009/174-2011/557 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.01.2014 günü başkaca gelen…

Esas2012/7242Karar2014/1558Tarih24 Ocak 2014Okuma7 dk · 1.388 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/7242 E., 2014/1558 K.·Mahkemesi : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2014
Tarihi
01/12/2011
Numarası
2009/174-2011/557
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.388 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2009/174-2011/557 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. D. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü

Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasındaki hukuki işlem neticesinde davacının 20.345 DM karşılığı hisse senedi satın aldığını, sözleşme öncesi davalı şirketin yasal temsilcisinin yıllık %20’ye varan kâr payı vaadinde bulunduğunu ve istendiğinde yatırılan paranın geri verilebileceğini vaat ettiğini, davalı şirket ve bağlı olduğu Holding’in yakın zamana kadar fiilen bu uygulamayı sürdürdüğünü, iradesi yanıltılarak yapılan sözleşme ilişkisinin sonlandırılması ve paranın iadesi için gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını belirterek,

izinsiz halka arz ve kanunlara aykırı şekilde aracılık faaliyeti nedeniyle bu şekilde hisse senedi satılamayacağı ve şirket ortağı olunamayacağının tespitine, sözleşme batıl ise davacıdan tahsil edilen 20.345 DM karşılığı 16.643 YTL’nin en yüksek ticari faiziyle tahsiline, sözleşme geçerli kabul edilmesi durumunda da sözleşme uyarınca, aynı miktarın tahsil tarihinden itibaren %20 faiziyle davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davacının davalı K. İnş. Tar. A.Ş'nin ortağı bulunduğu, hisse senetlerinin hamiline hisse senedi oldukları ve bu senetlerin doğrudan davalı şirketten değil üçüncü kişilerden alındığı, davacının ortaklığın devren iktisap yoluyla kurulduğu, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı,

bu durumda TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortağı olan davacının, hisse senetlerinin davalı şirket tarafından alınarak hisse bedellerinin ödenmesini isteyemeyeceği, ayrıca ortaklık durum belgesinde adı geçen 3. kişinin davranışı ile ilgili olarak davalıların sorumluluğunun ancak anılan kişinin hukuka aykırı ve suç oluşturacak şekilde davranmış olması halinde doğacağı, ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, davalı şirket yöneticileri hakkında açılan ceza davaları sonucunda beraat kararlarının verildiği,

bunun dışında davalı yöneticilerin hangi işlem ve eylemlerinin, TTK'nın 336. maddesinin hangi bendine aykırılık teşkil ettiğini somut bir şekilde delilleri ile ortaya konulmadığı gibi davacının TTK'nın 309. ve BK'nın 31. maddelerinde öngörülen süreler içinde de dava açmadığı, tüm bu hususların yanında davacının davalı şirkete ortak olduktan 10 yıl sonra işbu davadaki iddiaları ileri sürmesinin MK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirketler vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Dosyada mübrez bilirkişi kurulu raporunda, K. İnşaat Tarım ve San. İşletmeleri Tic. A.Ş'nin açılış tasdiki bulunan ancak kapanış tasdiki bulunmayan ortaklar pay defterine göre davacının toplam 1.560 TL nominal değeri olan 260 adet hissenin sahibi bulunduğu, davacı tarafça sunulan 28.02.2000 tarihli ortaklık durum belgesinde ise 260 adet hisseye karşılık 20.345 DM değer yazılı olduğu,

ortaklık durum belgesine itibar edilmesi halinde ortaklık ilişkisinin kurulmuş sayılabileceği, davacının alacak iddiasını ortaklık durum belgesi adlı belgeye istinaden ispatlayamayacağı, bu belgenin ancak ortaklık ilişkisinin varlığına karine teşkil edeceği ve paranın ortaklık dışında bir amaçla verildiği kanıtlanmadığından TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceği, davacı iddiasının irade fesadı olan hile olarak değerlendirildiğinde ise BK'nın 31. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin ortaklık durum belgesi tarihine göre dolduğu belirtilmiş,

mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek ve şirket yöneticileri bakımından da, hizmet sebebiyle emniyeti suistimal/cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve dolandırıcılık suçlarından kamu davalarının beraatle sonuçlandığı, davalı yöneticinin hangi eylem ve işleminin TTK'nın 336. maddeye aykırılık teşkil ettiğinin somut delillerle ortaya konulmadığı, kaldı ki iki ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin de geçtiği, ortak olduktan 10 yıl sonra bu iddialarla dava açmanın MK'nın 2. maddesine de aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemize intikal eden emsal dosyalara sunulan bilirkişi raporlarından, defter kayıtlarında 1997, 1998, 1999 yıllarında 30 adet ortak ismi bulunduğu şirket sermayesinin tamamının bu ortaklar tarafından taahhüt edilmiş olduğu, davacının bu ortaklar arasında isminin geçmediği anlaşılmış, bilirkişi raporlarında ceza dosyası ve resmi kurum raporları ile davalılar tarafından hukuka aykırı faaliyetler konusunda bir takım tespitler var ise de, esasen buna ilişkin sonuçların SPK'da düzenlendiği ve bu davalar açısından değerlendirilmesinin hukuki mesele olması nedeniyle mahkemeye ait olduğunun belirtildiği görülmüş,

mahkemece defter kayıtlarındaki bu durum değerlendirilmemiş, hisselerin kurucu ortaklardan intikal ettiğine dair soyut görüş içeren bilirkişi raporuna göre ve ceza davalarından beraat kararı verildiği gerekçesiyle karar verilmiştir.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan bilindiği üzere. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır.

Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında dava nihai olarak zamanaşımı ile ortadan kalkmış, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ise mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı temyiz edilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir.

Bu dosyada düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine Alman Markı bazında sırayla yıllık %18, %18 ve %20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu,

Holding tarafından tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, Holding'in aracı rol üstlendiği, ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, K. Holding A.Ş. ve K. İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic.

A.Ş'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verildiği, ayrıca davacının delili olan ve bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu raporları, SPK duyuruları mahkemece değerlendirilmemiştir.

Bilindiği üzere BK'nın 53. maddesi gereğince kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünde ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağından 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, her iki kararın kesinleşmiş olması halinde, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararının kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlamayacağı, ancak hukuk hakiminin ceza dosyasındaki delilleri de değerlendirerek neticeye varacağı hususu nazara alınarak ceza dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen maddi vakaların neler olduğunun belirlenmesi,

tespit edilen maddi vakıalar varsa, bu maddi vakıaların dosyada mevcut, davacı tarafından ibraz edilen deliller ve görülmekte olan davada alınan bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirilerek davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekir.

Ayrıca mahkemece davacının ortak olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketin sermayesinde payı bulunup bulunmadığı, payı mevcut ise bu payı kimden devraldığı da açıklığı kavuşturulmamış, davalı tarafından davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kâr payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girdiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Davacının ibraz ettiği “ortaklık durum belgesi” başlıklı belgede imzası bulunan kişinin davalı şirkette hissesi bulunup bulunmadığı, şirket sermayesini taahhüt edenlerden olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.

Bu durumda, davanın, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında davalıların organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle BK'nın 53. maddesi gereğince ancak kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek,

her iki ceza dosyasındaki deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları somut davadaki delillerle birlikte değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının pay defterine kaydedilen payının yer alıp almadığı belirlenmek suretiyle davacının ortak olup olmadığının kesin bir şekilde saptanması gerekir.

Delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının ortak olmadığının anlaşılması halinde ise hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesindeki “Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır.

Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek ve her bir davalının hukuki durumunun ve mümeyyiz davalı vekilinin zamanaşımı def'inin buna göre tayin ve takdir edilmesi suretiyle karar verilmek üzere mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacı ve mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketlerden alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenler davacı ile davalı şirketlere iadesine, 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7242, K. 2014/1558, 24 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7242
Karar No
2014/1558
Tarih
24 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/7244 K.2014/997
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7252 K.2014/1020
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/7257 K.2014/679
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7258 K.2014/782
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7259 K.2014/702
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7260 K.2014/707

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.