KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7271 E., 2013/20862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2011/170-2012/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında görülen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/450E 2007/185 K sayılı kararıyla tescilsiz "Alman Hastanesi" markası üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğuna hükmedilmesine rağmen, dava esnasında ve kararı takiben davalıların 2006/57494 sayılı "ALM", 2006/57495 sayılı "UNIVERSAL HOSPİTALS GROUP UH ALMAN+Şekil", 2007/10975 sayılı "ALMAN HASTANELER GRUBU AH+Şekil" , 2007/50828 sayılı "ALMAN MEDİRESİDENCE Sağlık Üssü+Şekil", 2008/14943 sayılı "ALMAN HASTANALER GRUBU UH+Şekil" markalarını tescil ettirdiğini ileri sürerek, markaların haksız ve kötü niyetli birer tescil olduğunun, müvekkilinin "Alman Hastanesi" marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiklerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "Alman Hastanesi" biçimindeki işletme adının davacı adına tescilli bir işaret olmadığını dolayısıyla markaya tecavüzden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ve kendisi tarafından yaratılan markalara yönelik saldırı ve tecavüzleri def edebilmek için bu marka tescillerini sağladığını savunrak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/450 Esas, 2007/185 Karar sayılı onanarak kesinleşen karar ile davalı adına tescilli "UH Alman Hastanesi Universal Hospitals Group" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği,
bu durumda "ALMAN HASTANESİ" ve "ALMAN" ibaresi üzerinde hastane hizmetleri, sağlık hizmetleri tıbbi yardım hizmetleri, tıbbi malzemeler ve sağlık sektörüyle ilgili sair mal ve hizmetler bakımından gerçek hak sahibinin davacı vakıf olduğunun hukuki kesinliğe kavuşmuştuğu, "ALM" ibareli 2006/57494 no lu marka her ne kadar Alman Hastanesi ya da Alman sözcüğünü içermemekte ise de, sağlık hizmetleri, hastane hizmetleri gibi hizmetlerde doğrudan ve derhal Alman Hastanesini çağrıştıracağı dikkate alındığında, diğer markalar yanında,
bu markanın da kesinleşen karar karşısında 556 sayılı KHK'nun 8/3 ve 42/1-b maddeleri gereğince hükümsüz sayılması gerektiği, gerçek hak sahipliği iddiasına dayalı dava devam ederken, davalının aynı ibareyi taşıyan ya da derhal ve doğrudan bu ibareyi çağrıştıran dava konusu markaların tescil ettirmesi kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile,
davalı adına yapılmış bulunan dava konusu marka tescilinin hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunun tespitine, davalı adına tescilli 2006/57494, 2006/57495, 2007/10975, 2007/50818, 2008/14943 nolu markaların ayrı ayrı hükümsüzlüklerine ve TPE sicillerinden terkinlerine, bu marka tescillerinin hükümsüzlüğüne dair karar kesinleşinceye kadar ki tescilli kullanım, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığından bu yöndeki tespitin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7271, K. 2013/20862, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama