KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7571 E., 2012/19221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2010/357-2010/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile şirketin hissedarlarından olan Atilla, Atanur ve Serap Utkucan'ın 2005 yılından beri müvekkili bankanın müşterileri olduğunu, Atanur ve Atilla Utkucan tarafından müvekkili bankaya 7.000.000 USD mevduat tevdi edildiğini, davalı ve anılan ortakların türev işlemleri sonucu yaklaşık 2.500.000USD.gelir elde ettiklerini, davalı şirketin bir kısım türev işlemlerinden dolayı müvekkili Bankanın maddi yönden ciddi zarara uğradığını, mahsup işlemine rağmen davacı zararının dava tarihi itibariyle 13.137,37 YTL olduğunu ileri sürerek, bu meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki türev işleminin tasfiye edildiğini, davacının iddia ettiği şekilde ve miktarda türev işlem alacağının doğmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kesinlikle borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereğince davacı bankanın davalı şirketin kendi nezdinde bulunan hesabından mahsuplaşma yapmak durumunda olduğu, davalı şirketin nezdinde bulunan 150.435,75 TL tutarlı parasından mahsubu yapmayarak zararının artışına neden olduğu, davacı tarafın elinde olanak varken mahsubu yapmayarak zararın artmasına neden olmasından davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7571, K. 2012/19221, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama