KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7574 E., 2012/11343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 gün ve 2007/91-2010/19 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/02/2012 gün ve 2010/8714-2012/1543 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin "İkinci Bahar Huzurevi" ibareli tescilli markasını kendi huzurevi işletmesinde işletme adı olarak izinsiz kullandığını, bu kullanımın müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini, yoksun kalınan kazanç kaybı nedeniyle 5.000 TL maddi tazminat ile 15.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işletme adının "Özel Denizli İkinci Bahar Yaşlı Bakımevi" olup her iki ibarenin benzer olmadığını, tarafların faaliyet alanlarının ve bulundukları şehirlerin de farklı olduğunu, öte yandan davacı markasının bakımevi hizmeti bakımından zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davadan önce İkinci Bahar ibaresini kulanmayı bırakarak başka bir isimle faaliyetine devam ettiğini, iyiniyetli olan müvekkilinin markaya tecavüzünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, gerek huzurevi, gerekse bakımevinin yaşlılara yatılı hizmet veren sosyal hizmet kuruluşları olduğu, birinin özel bakım isteyen yaşlılara, diğerinin tüm yaşlılara hizmet vermesinin, hizmetlerin benzer sayılmamasına kıstas olamayacağı, bu bakımdan verilen hizmetlerin ayniyete yakın benzer olduğu, davacı markası ile davalının kullandığı ibarenin ayırd edici unsurunun İKİNCİ BAHAR kelimeleri olduğundan aralarında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davalının bu şekilde kullanımının 556 sayılı KHK'nın 61/1-a ve 9. maddeleri gereğince davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğu,
dava tarihindeki duruma göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, davalının daha sonra farklı ünvan kullanmasının gerçekleşen tecavüzü ortadan kaldırmayacağı, maddi tazminata ilişkin bilirkişi ek raporunun uygun bulunduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine, 1.890,37 TL maddi tazminat ile tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak takdir edilen 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.02.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7574, K. 2012/11343, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama