KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7696 E., 2013/21255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2012 tarih ve 2010/120-2012/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin KİT KAT markasının dünya çapında tanındığını ve bu markalı ürünlerin özgün ürün şekillerine sahip olduğunu, bu ürün şeklinin 1935 yılından bu yana geliştirildiğini ve 2002 yılından bu yana da Avrupa Birliği üye ülkelerinde ve OHİM nezdinde tescilli olduğunu, ürün şeklinin KİT KAT markasıyla özdeşleştiğini, davalı tarafın ise DİDO markalı ürün şekli ve ambalaj biçimi ile müvekkiline ait KİT KAT ürünler arasında iltibas yarattığını, ürün katmanlarının, yan kısımlardaki çıkıntı parçalarının hiç bir teknik zorunluluk olmadığı halde müvekkilinin ürünü ile aynı olduğunu,
ambalajda kullanılan kompozisyonunda müvekkilinin ürün ambalajıyla karışıklık yarattığını, davalı tarafın uzun yıllar içerisinde zamanla ürün şekillerini müvekkiline ait ürünlere yaklaştırdığını ayrıca ürün reklamlarını dahi taklit ettiğini, tüm bunların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
müvekkilinin Kıt Kat markası altında üretilen ve tanıtılan özgün ürün şekilleri ile şekil markalarına benzerlik ve iltibas oluşturan dido markalı ürün şeklinin kullanımı ile ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını bu çerçevede KİT KAT ürün şeklinin davalı tarafından kullanımının engellenmesinin ürün şekli ve ambalajların üretim ve satışının ve her şekilde ticarette kullanılmasının önlenmesini, bu şekildeki her türlü ilan reklam broşür, basılı kağıt, fatura,
alan adı ve benzeri ticari evrakın kullanılmasının önlenmesini bu şekildeki malzemenin toplatılarak imhasını verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, benzerliği öne sürülen ürün şekilli ambalajın müvekkili adına halen tescilli olduğunu, ambalaj markası hükümsüz kılınmadığı sürece bu davanın dillenemeyeceğini, ambalaj üzerindeki çikolata kaplı gofret şeklini ambalajın içinde bulunan ürünü gösterdiğini, davacının markasının KİT KAT, müvekkilinin markasının ise DİDO olduğunu, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, özgünlük kattığı söylenen unsurların, dolgulu gofret mamüllerinin çikolataya daldırılıp çıkarılması şeklinde elde edilen tüm çikolatalı barların özgün hali olduğunu, müvekkiline ait DİDO reklamlarının özgün bir yapım olduğunu bu reklamlarda akışkan çikolatanın kullanılmasının davacının tekelinde bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her iki tarafa ait ürün şekilleri ve ürün ambalajları bir bütün olarak farklı izlenim bıraktıkları ve bu ürünlerin ve ambalajlarının tüketici tarafından karıştırılması mümkün bulunmadığı ve davalı tarafın 1991 ve 1993 tarihli marka tescil belgelerinde yer aldığı gibi ürün şeklini kullanması ve aradan geçen 20 yıla yakın bir süre, davalı tarafındaki ürün ambalajındaki çikolatalı bar görselinin, ambalaj içindeki ürünün niteliğini özelliğine ve şeklini gösterme amacına yönelik oluşu, davacı tarafın ürün şekli ile davalının ürün şekli arasında herhangi bir karıştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7696, K. 2013/21255, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama