KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/778 E., 2013/16384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2011 tarih ve 2011/60-2011/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/40733 sayılı ''GEZER'' ibareli marka başvurusunun TPE YİDK'nun kararı ile dava dışı bir başka şirkete ait markalar gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK m.7/1-(b) ve (i) kapsamında reddedildiğini, ret gerekçesi markalara ilişkin olarak açılan hükümsüzlük davasında hükümsüzlüğe karar verildiğini, ret gerekçesi markanın tescil kapsamının müvekkili marka başvurusundan farklı olduğunu, müvekkilinin markayı 1978 yılından beri kullanmakta olup, ticaret ünvanının kök unsurunu oluşturduğunu belirterek YİDK kararının iptaline, müvekkiline ait marka başvurusunun ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu marka ile red gerekçesini oluşturan markanın ilk bakışta ayırtedilemeyecek derecede benzer olduğu, tescil kapsamlarının da aynı olması nedeniyle başvurunun KHK m. 7/1-(b) uyarınca reddinin yerinde olduğu, davacının uzun süreli kullanım ile ayırtedici hale getirme ve markanın ticaret ünvanının çekirdek unsuru olduğuna ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, davacının marka başvuru tarihi itibariyle redde mesnet her iki markanın tescilli olduğu, hükümsüzlük davaları sonucu verilen hükümsüzlük kararlarının henüz kesinleşmediği,
YİDK'nun önüne gelen itirazlar yönünden açılmış bulunan davaları bekleme zorunluluğunun bulunmadığı, TPE YİDK'nun KHK m.7/1-(i) bendi uyarınca başvuruyu reddi kararı doğru değil ise de, bunun dava sonucuna etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/778, K. 2013/16384, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama