KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8103 E., 2012/11011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 gün ve 2008/268-2010/40 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/03/2012 gün ve 2010/11622-2012/3053 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 1988 yılında kurulan müvekkili şirketin unvanının esas unsuru olan UYUM ibaresinin müvekkili adına marka olarak da tescil edildiğini, markanın tanınmış hale geldiğini, davalı şirketin UYUM ibaresini www.mutluyum.com.tr alan adında kullandığını, alan adında davacı şirketin tescilli markasının kapsamındaki mal/hizmetlerin yer aldığının Ankara 1 FSHM’nin 2008/24 D.İş. dosyası ile tespit edildiğini, davalı yanın uyum ibaresini ön plana çıkardığını ve kötü niyetli olduğunu, davalının haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek daha önce verilen ihtiyatı tedbir kararının yargılama sonuna kadar devamına,
internet sitesine erişimin engellenmesine, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, alan adı tahsisinin iptaline, kötü niyetin tespitine, haksız rekabetin menine, ticaret unvanının terkinine, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, kararın ilanına, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalıya ait MUTLuyum şeklindeki uyum ibaresini ön plana çıkartılarak internet alan adı olacak şekilde (MUTL harflerini mavi renkte ve geri planda kalacak şekilde, uyum ibaresini ise yeşil renkte ve öne çıkacak şekilde) kullanma eyleminin davacının marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı ve haksız rekabet oluşturduğu, bu eylemin davacı şirketin kadimliği, tanınmışlığı ve tescilli markasından istifade etme amacı güttüğü ve bu suretle davalının önceki eylemleri de göz önüne alındığında basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacı markasının ayırt ediciliğinin zayıfladığı,
ancak dava açıldıktan sonraki ''mutluyum'' şeklindeki kullanımın ''uyum'' ibaresini belirginleştirilip farklılaştırmadığı, tarafların ticaret unvanlarının karışıklığa neden olabilecek derecede benzemediği, davalı unvanının terkinini gerektirir koşulların oluşmadığı, uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
ticaret unvanının terkini ile ilgili talep ile manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8103, K. 2012/11011, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama