KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/827 E., 2012/2045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2009 tarih ve 2007/411-2009/120 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/10/2011 gün ve 2010/2182-2011/14068 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "MNS SOYYİĞİT+şekil" ibaresinin 29. ve 30. mal/hizmet sınıfında marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine başvurunun reddedildiğini, ret kararına karşı yaptıkları itirazın da TPE YİDK'nca " her iki markanın iltibasa neden olabilecek derecede benzer olduğu" gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin tescil ettirmek istediği marka ile davalıya ait "SOYYİĞİT" markalarının iltibasa yol açacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek, 11.09.2007 gün ve 2007-M-5206 sayılı TPE YİDK kararının iptali ile başvurunun tüm sınıflarda müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir
Mahkemece; davacı markası ile davalı markasının kullanıldığı malların aynı olduğu, davacının tescilini talep ettiği "MNS SOYYİĞİT + ÇAPA ŞEKLİ" markasına bütünsel açıdan bakıldığında, markanın esaslı unsurunun "SOYYİĞİT" ibaresi olduğu, davacının markasında "SOYYİĞİT" kelimesine yer verilmesinin iltibas tehlikesi yarattığı, bu iki markanın farklı markalar olduğunu algılayan tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait farklı markalar olduğunu düşünebilecekleri gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.10.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/827, K. 2012/2045, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama