KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8449 E., 2012/14396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2009 gün ve 2006/462-2009/630 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.02.2012 gün ve 2010/8465-2012/2369 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili bankanın eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, Romanya'da bulunan Banco Turco Romana (BTR)'nın likidite sıkışıklığı yaşadığı dönemde bu problemi gidermek amacıyla çıkarılan ve davalıların imzasını taşıyan 30.05.2000 tarih ve 24 nolu yönetim kurulu kararına istinaden BTR'ye 11.000.000 USD -16.000.000 USD arasında değişen tutarlarda düşük faizli depo kredisi kullandırıldığını, o dönem içerisindeki alternatif maliyet hesaplamaları, depo kredisi faiz oranları dikkate alındığında Bayındırbank A.Ş. tarafından BTR'ye açılan depo kredisine %9 faiz uygulanması nedeniyle bankanın zarara uğradığını ileri sürerek toplam 1.256.630 USD zararın en yüksek banka kredi faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vd. vekili ile davalı ... vd. vekilleri davacı bankanın 09.07.2001 tarihinde TMSF'ye devredildiğini, TMSF ile Bayındır Grubu şirketleri ile bu şirketlerin hakim ortakları arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi uyarınca davanın durdurulması gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkillerinin genel kurul kararı ile ibra edildiğini, depo işlemi ve uygulanan faiz oranlarının mevzuata ve bankacılık teamüllerine uygun olup bankanın herhangi bir zararının doğmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
M.Fahim Tobur vekili, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi uyarınca davanın durdurulması gerektiğini, depo işlemi ve uygulanan faiz oranlarının bankacılık teamüllerine uygun olup bankanın herhangi bir zararının doğmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, depo ile ilgili banka zararının finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi kapsamında olmadığı, yapılan depo işleminde bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir durum bulunmadığı, bankanın alternatif faaliyet yöntemi ile bir faiz kaybının hesaplanabilmesi, bunun zarar olarak kabulü ve reeskonta tabi tutulabilmesi için gelir yaratıcı veya hasılat unsuru olması gerektiği, gelir yaratıcı olabilmesi için bir sözleşmenin varlığının, hasılat unsuru olabilmesi için de faturasının bulunması gerektiği, dava konusu faiz farkı için taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme veya fatura bulunmadığı,
dolayısıyla reeskont kayıtlarının da dayanaksız olduğu, kredi faizinin taraflar arasında serbestçe kararlaştırılmasını engelleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu uygulamanın zararlandırıcı bir işlem olarak tanımlanamayacağı, depo kredisinin o dönemde diğer bankalarca uygulanan faiz oranlarından daha düşük olmadığı, yapılan depo ve faiz kaybından genel kurulun bilgisi bulunduğu ve buna rağmen yönetim kurulunun ibra edildiği,
ibranın geçerli bir ibra olup, o döneme ilişkin yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın, davacı TMSF vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8449, K. 2012/14396, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama