KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9001 E., 2012/12135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2012/655-2012/656 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz edenler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına konu bononun 18.09.2003 tarihli protokole bağlanmış ve teminat olarak verilmiş bir bono olduğunu, bu hususun bononun arkasında açıkça yazılı olduğunu yerleşik Yargıtay kararları gereğince teminat bonosuna dayalı olarak kambiyo takibi yapılamayacağını, bononun zamanaşımına uğradığını ve muaccel bir borç olmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bononun arkasında sözü geçen 18.09.2003 tarihli protokolün içeriğinin açık olmadığı, ihtiyati haciz kararı verebilmek için kambiyo takibi yapılmasının da zorunlu bulunmadığı ve itiraz eden borçluların tüm itirazlarının yargılamayı gerektiren hususlar olması nedeniyle ihtiyati haczin dayandığı sebep olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle her iki borçlunun itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, bu kez, ilk itirazlarında belirtilen hususları tekrar ile ilk itirazlarında ileri süremedikleri bir kısım belgeleri sunduklarını HMK'nun 396/1. maddesi gereğince durum ve şartlarda değişiklik olduğunu ve bononun lehtarı ile alacaklının ünvanlarının aynı olmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı vekili, ünvanlarda değişiklik olabileceği belirterek haksız itirazların reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ünvanların aynı olduğu, sadece kısaltılarak yazıldığı, itiraz edenler vekilinin ileri sürdüğü itiraz ve getirdiği belgelerin mahkemenin 11.04.2012 tarihli ek kararını düşürmeyeceği, bu belge ve itirazların menfi tespit davasında tartışılacak hususlardan olduğu ve HMK'nun 396. maddesindeki şartların hiçbir şekilde gerçekleşmediği gerekçesiyle itiraz eden borçluların itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kararları, itiraz edenler vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre borçlu muteriz vekilinin 02.05.2012 havaleli temyiz dilekçesinde ileri sürülen tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) İhtiyati haciz kararlarına karşı ancak İ.İ.K'nun 265. maddesindeki nedenlere dayalı olarak itiraz edilmesi mümkün olup 6100 sayılı HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin 396. maddesine dayalı olarak durum ve şartların değiştiğinden bahisle ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilemeyeceğinden, mahkemece bu yoldaki istemin esasına girilerek reddi yerinde değilse de, HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibarıyla doğru olan mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9001, K. 2012/12135, 9 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama