KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9074 E., 2012/15518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2009/106-2010/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... İhr. Ltd. Şti.'ye ait Selen 2 isimli yatın, kaptanının dikkatsiz, tedbirsiz ve eksik personelle kullanılmasından dolayı tamamen kaptan hatasından kaynaklanan nedenlerle Sabuncu Villalarına ait iskeleye çarptığını, iskelenin kullanılamaz hale geldiğini, yatın sigortacısı davalı ... şirketinin tazminat ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile 40.000.-TL.'nin ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, hasara uğrayan iskelenin ortak yer ise davacılardan Bülent Sabuncu' nun kendi adına asaleten açmış olduğu davanın taraf sıfatı yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, iskelenin davacılar tarafından ruhsatsız ve kaçak olarak yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirkete ait Selen 2 adlı yatın davacı villa sakinleri tarafından kullanılan iskeleye çarptığı ve hasar meydana geldiği, davacı site yönetiminin kullandığı iskelenin ruhsatının bulunmadığı, ruhsatsız ve kaçak olarak yapıldığı,
yasalara aykırı olarak yapılmış, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyı kenar şeridi içinde bulunan ve kaçak olduğundan dolayı malmüdürlüğüne ecrimisil ödendiği anlaşılan yapıdan dolayı tazminat istenemeyeceği, aksi halde kaçak, ruhsatsız ve tecavüzlü olarak yapılan bir yapının hukuk düzeni tarafından koruma altına alınmasının söz konusu olacağı, kaçak ve hiçbir teknik ruhsata tabi olmayan denize yapılmış iskelenin deniz trafiği ve denizdeki araç güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden davacıların hukuksal sorumluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yat sigorta poliçesi ile davalı ... nezdinde sigortalı olan, diğer davalılara ait yatın, davacıya ait iskeleye çarpması sonucu meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Borçlar Yasası'nın haksız muamelelerden doğan borçlar başlıklı 41/1. maddesine göre; "Gerek kasten, gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs o zararın tazminine mecburdur". Haksız fiilin unsurları; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı olarak belirlenebilir.
Somut olayda, hasara uğrayan iskelenin kaçak olmaması koşulu zararın tazmini için bir şart olmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere haksız fiilin unsuru da değildir. Zararın davalı şirket adına kayıtlı, davalı ... yönetimindeki yatın kullanımı sırasında meydana geldiğine, davacı tarafın iskele için ecrimisil tazminatı ödediğine ve iskelenin kaçak olmasının da fiil ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceğine göre, mahkemece, iskelenin kaçak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, zarar gördüğü ileri sürülen iskelenin Sabuncu Villaları malikleri tarafından yaptırılan ve aynı sitenin ortak kullanımındaki yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. İşbu tazminat davası Sabuncu Villaları Yönetimini temsilen Bülent Sabuncu tarafından açılmışsa da, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre Sabuncu Villaları Yönetiminin bu davada aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Buna karşın, yönetim adına dava açan Bülent Sabuncu aynı zamanda site içinde villa maliki olduğuna göre, ancak arsa payı nispetinde talepte bulunabileceği, şayet bu yerde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tabi olarak kat mülkiyeti tapusu tesis edilmemiş ise; bu taktirde adı geçen Bülent Sabuncu'nun sözkonusu sitede ki malik sayısına göre kendi payına düşen miktar kadar talepte bulunabileceği dikkate alınmadan, tüm site maliklerinin davada taraf olduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9074, K. 2012/15518, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama