KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/912 E., 2012/14334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2010/217-2011/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka'da vadesiz kredili mevduat hesabı bulunan müvekkilinin söz konusu hesabının davalı tarafından Kasım 2009 döneminde kat edilerek müvekkiline bildirim yapılmaksızın kimlik bilgilerinin Merkez Bankası’na bildirildiğini, müvekkilinin bir ayakkabı firmasından sipariş ettiği ayakkabılar karşılığı çek sunmak üzere başka bir bankaya çek karnesi için yapmış olduğu başvurunun Merkez Bankası kayıtlarında sorunlu müşteri olarak bulunması nedeniyle reddedildiğini ve bundan dolayı sipariş ettiği ayakkabıları teslim alamadığını,
ihtar yükümlülüğü bulunan davalı Banka'nın hukuka aykırı olarak Merkez Bankası’na bildirimde bulunmak suretiyle sorunlu müşteri durumuna düşürmesi ve çek başvurusunun geriye çevrilmesi nedenleriyle müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek, 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredili mevduat hesabından kaynaklanan faiz tahakkuk tutarını ödememesi nedeniyle 135,78 TL üzerinden Kasım 2009 tarihinde Merkez Bankası’na sistem tarafından otomatik olarak bildirildiğini, TCMB tarafından yayınlanan 2007 tarihli risk ve protestolu senet işlemleri genelgesi uyarınca müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının yaptığı ödemeler sonrasında Ocak 2010 tarihinde Merkez Bankası’na tahsil bildirimi yapıldığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile uymak zorunda olduğu genelge hükümleri kapsamında yapmış olduğu işlemlerin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, işlemlerde davalının herhangi bir kusurunun olmadığı, bu suretle manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/912, K. 2012/14334, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama