KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9245 E., 2012/13189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 gün ve 2008/530-2010/207 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/02/2012 gün ve 2010/9060-2012/1227 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin evinde 06/09/2005 tarihinde hırsızlık nedeniyle müvekkiline ve eşine ait kimlik belgeleri ile sürücü belgelerinin çalındığını, çalınan eşyalar arasında kimlik kartlarının da olması nedeniyle müvekkilinin gerekli tedbirlerin alınması için Kredi Kartları Merkezi Genel Müdürlüğüne ve TBB’ne 08/09/2005 tarihinde başvurduğunu, bu müracaat üzerine 12/09/2005 tarihinde TBB’nin verdiği yanıtta, birlik olarak böyle bir görevlerinin olmadığının bildirildiğini,
bunun üzerine 26/09/2005 tarihinde müvekkilinin gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin yazısını tüm bankalara (İş Bankası da dahil olmak üzere) faks çekerek gönderdiğini, 17/12/2006 tarihinde davalı bankanın Atrium şubesinin yetkililerinin müvekkilini aradığını, şubelerinde davacı adına 02/02/2006 tarihinde hesap açıldığını, bu hesaba internet üzerinden bir takım havalelerin yapıldığını, bu paraların bankamatik aracılığıyla çekildiğini, hesap sahiplerinin bu şekilde dolandırıldığını, bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını müvekkiline söylediklerini,
müvekkilinin bu şekilde birden fazla adli işlemle karşı karşıya kaldığını ve bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 10.000,00-YTL maddi tazminat ile 50.000,00-YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hırsızlık /dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçtan dolayı hakkında çıkan yakalama emri nedeniyle kişisel ve ticari onurunun zedelendiği, aleyhinde açılan davaların davacı üzerinde manevi üzüntüye neden olduğu gerekçeleriyle, davacının maddi tazminat isteminin atiye terk edilmesi nedeniyle bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9245, K. 2012/13189, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama