KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9256 E., 2012/13185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 gün ve 2009/244-2009/588 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.02.2012 gün ve 2010/11113-2012/2839 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 60.000 DM verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, davalılar hakkında devam eden birçok ceza davasının bulunduğunu, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ...'ün zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek,
60.000 DM karşılığı 64.200 TL'den şimdilik 7.500 TL'nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında hiçbir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığından davanın müvekkillerine yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının yurt dışında bulunan dava dışı şirkete ortak olmak amacıyla para verdiği, bu şirketin davalı Holdingin ortağı bulunduğu, davacının yurt dışında ödeme yaptığı dava dışı şirkete dava açmadan, davalılara husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar yurt dışında ödeme yapılan şirketin iflas ettiği ileri sürülmüş ise de, iflas eden yurt dışı şirkete iflas aşamasında da hukuken müracaat yollarının mevcut olduğu, bu yollara başvurulup, başvuru sonuçsuz kalmadan davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/02/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9256, K. 2012/13185, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama