İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/9626 K.2014/1529

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret ( Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 31/01/2012 tarih ve 2008/374-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için…

Esas2012/9626Karar2014/1529Tarih24 Ocak 2014Okuma6 dk · 1.271 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/9626 E., 2014/1529 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2014
Tarihi
31/01/2012
Numarası
2008/374-2012/64
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.271 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret ( Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 31/01/2012 tarih ve 2008/374-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki toplam 23.208 adet hissesini dava dışı M. G.'ye 07.11.1996 tarihli sözleşme ile devrettiğini, ancak sözleşmede öngörülen şart ve yükümlülükler yerine getirilmediğinden sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilince M. G., bu kişinin hisseleri devrettiği M.Sait Ö. ve davalı şirkete karşı açılan davada Kadıköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1998/1332 Esas ve 2004/1110 K. sayılı ilamında müvekkili ile dava dışı M.

G. arasındaki sözleşmenin hükümsüz olduğu ve baştan beri hüküm ifade etmeyeceğinin tespitine, M. G. tarafından M.S. Ö.'e yapılan devrin iptaline karar verildiğini, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 1997 yılındaki sermaye artırımına müvekkilinin katıldığını, 1999 yılındaki sermaye artırımına paydaş göründüğü için M.S.

Ö.’in katıldığını, sonraki artırımlara bu kişinin katılmadığını, müvekkilinin de ortak olarak görünmediği için katılamadığını, hisse devrinin yapıldığı tarihte devredilen hisse miktarına sermaye artırımından sonra tekabül eden pay oranının müvekkili adına tescili gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete ait A tipi kurucu hisselerden 40 adedinin, B tipi hamili hisselerden 9.6312,39 adedinin, C tipi hamiline hisselerden 1.380 adedinin ve D tipi hamiline hisselerden 49.795 adet hissenin müvekkiline ait olduğunun tespitine ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının sermaye artırımlarına iştirak etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maliki bulunduğu hisselerin geçersiz sayılan hisse devir sözleşmesiyle dava dışı M. G.’ye geçmesi nedeniyle bu süreçte yapılan sermaye artırımlarına davacının katılmamasından dolayı davacının başlangıçta sahip olduğu esas sermaye içindeki paylarının oranının düştüğü sabit ise de ancak bu durumun nedeninin davacı ile dava dışı M.

G. arasında yapılan ve şarta bağlı hisse devir sözleşmesinde öngörülen şartın gerçekleşmemesi sonunda sözleşmenin geçersiz hale gelmesi olduğu, işbu davada davalı taraf şirket tüzel kişiliği olup, davanın konusunun geçersiz sözleşmeye dayanılarak yapılan pay defterindeki kaydın terkini, asıl hak sahibi olan davacı adına tescili istemi olup hisse devir sözleşmesinin geçersiz hale gelmesinden ve iptalinden doğan zararların tazmininin davalı şirketten istenemeyeceği, zararın aynen tazmini anlamına gelebilecek sermaye artırımlarında oluşan yeni hisselerin davacı adına tescilinin de davalı şirketten talep edilemeyeceği,

zarar nedeninin geçersiz olan hisse devir sözleşmesi olup davalı şirketin sorumlu görülemeyeceği gerekçesiyle davalı şirket pay defterinde kaydın düzeltilerek M. S. Ö. adına kayıtlı olan A tipi 40, B tipi 7271, C tipi 1535 ve D tipi 14362 adet şirket hissesinin davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait iken geçersizliği mahkeme ilamı ile kesinleşen hisse devir sözleşmesi ile dava dışı M. G.’ye, ondan da dava dışı M. S. Ö.’e devredilen hisselerin davacının katılamadığı sermaye artırımları da dikkate alınmak suretiyle esas sermaye içindeki payı karşılığının tespiti ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.

Davacı, davalı şirkette sahip olduğu A tipi 40 adet kurucu hisse, B tipi 7271 adet hamiline hisse, C tipi 1535 adet hamiline hisse ve D tipi 14362 adet hamiline hisse olmak üzere toplamda ... adet hissesini 07.11.1996 tarihli sözleşme ile dava dışı M. G.’ye şartlı olarak devretmiştir. Bu süreçte M. G. de devraldığı hisseleri dava dışı M. S. Ö.’e devretmiştir. Davacı ile akidi M. G. arasında imzalanan sözleşmedeki şartın gerçekleşmemesi üzerine davacı, M. G., M.S.

Ö. ve davalı şirkete karşı dava açmış ve Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1998/1332 E. 2004/1110 K. sayılı ilamı ile söz konusu sözleşmenin baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespitine, M. G. tarafından M.S. Ö.’e yapılan pay devrinin de iptaline karar verilmiş olup, anılan karar Dairemizin 14.12.2006 tarih ve 2005/9296 E. 2006/13355 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.

Mahkemece, davacının bu süreçte sermaye artırımlarına katılamaması nedeniyle başlangıçta sahip olduğu esas sermaye içindeki paylarının oranının düştüğü kabul edilmiş ise de bunun sebebinin hisse devir sözleşmenin geçersiz hale gelmesi olduğu belirtilerek, işbu davanın tescil istemi ile davalı şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi nedeniyle hisse devir sözleşmesinin geçersiz hale gelmesinden ve iptalinden doğan zararın tazmininin davalı şirketten istenemeyeceği gerekçesiyle davalı şirket pay defterinde kaydın düzeltilerek M.

S. Ö. adına kayıtlı olan A tipi 40, B tipi 7271, C tipi 1535 ve D tipi 14362 adet şirket hissesinin davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili katılım makbuzları ve iştirak taahhütnamesi fotokopisi de ibraz etmek suretiyle müvekkilinin 1997 yılında gerçekleştirilen sermaye artırımına katıldığını, mahkemenin bu katılımı hiç dikkate almadığını, 1999 yılında yapılan sermaye artırımına ise M. S.

Ö. ortak olarak göründüğü için onun katıldığını, daha sonra yapılan sermaye artırımına ise M.S. Ö.’in iştirak etmediğini müvekkilinin esas sermaye karşısındaki payının %21,22’den %0,13’e düştüğünü ileri sürmüştür. TTK’nun 394.maddesinde, pay sahiplerinden her birinin yeni payların “şirket sermayesindeki payı ile münasip miktarını” alabileceği belirtilmektedir.

Buna göre sermayenin arttırılması halinde her ortağın sermayenin artırılmasına katılma hakkı yasa ile tanınan bir ortaklık hakkı olması nedeniyle sermayenin artırılmasına ilişkin olarak alınan kararda ortakların bu haklarını kullanabilme olanağının onlara sağlanması gerekmektedir.

Yeni pay alma hakkı ihlal edilen kişiler paylarının ve pay senetlerinin başkalarının mülkiyetine geçmesini önlemek için ortaklığa karşı mahkemeden tedbir isteminde bulunabilecekleri gibi yeni payların ve pay senetlerinin kendilerine verilmesini de genel hükümlere göre dava edebilirler.

Yeni pay alma hakkı ihlal edilerek alması gereken yeni paylar ve pay senetleri başkalarına verilen hak sahipleri açacakları istihkak davasını herhalde payları ve pay senetlerini elinde bulunduran kimselere de yöneltmelidirler (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklılarda Esas Sermaye Artırımı,2. Baskı, syf.178,179).

Bu itibarla somut olayda pay devir sözleşmesi mahkeme ilamı ile geçersiz sayıldığına göre mahkemece, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararları, iştirak taahhütnameleri, sermaye artırımları sonucu oluşan yeni pay durumlarını gösterir ticaret sicil kayıtları ve diğer ilgili şirket defter ve belgeleri ibraz ettirilmek suretiyle davacının iddiası doğrultusunda sermaye artırım kararı sonucunda alması gereken yeni payların kime gittiği belirlenip,

bu kişilere de husumet yöneltilmesi sağlandıktan sonra gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

#, pay sahiplerinden her birinin yeni payların “şirket sermayesindeki payı ile münasip miktarını” alabileceği belirtilmektedir. Buna göre sermayenin arttırılması halinde her ortağın sermayenin artırılmasına katılma hakkı yasa ile tanınan bir ortaklık hakkı olması nedeniyle sermayenin artırılmasına ilişkin olarak alınan kararda ortakların bu haklarını kullanabilme olanağının onlara sağlanması gerekmektedir.

Yeni pay alma hakkı ihlal edilen kişiler paylarının ve pay senetlerinin başkalarının mülkiyetine geçmesini önlemek için ortaklığa karşı mahkemeden tedbir isteminde bulunabilecekleri gibi yeni payların ve pay senetlerinin kendilerine verilmesini de genel hükümlere göre dava edebilirler.

Yeni pay alma hakkı ihlal edilerek alması gereken yeni paylar ve pay senetleri başkalarına verilen hak sahipleri açacakları istihkak davasını herhalde payları ve pay senetlerini elinde bulunduran kimselere de yöneltmelidirler (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklılarda Esas Sermaye Artırımı,2. Baskı, syf.178,179).

Bu itibarla somut olayda pay devir sözleşmesi mahkeme ilamı ile geçersiz sayıldığına göre mahkemece, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararları, iştirak taahhütnameleri, sermaye artırımları sonucu oluşan yeni pay durumlarını gösterir ticaret sicil kayıtları ve diğer ilgili şirket defter ve belgeleri ibraz ettirilmek suretiyle davacının iddiası doğrultusunda sermaye artırım kararı sonucunda alması gereken yeni payların kime gittiği belirlenip,

bu kişilere de husumet yöneltilmesi sağlandıktan sonra gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9626, K. 2014/1529, 24 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9626
Karar No
2014/1529
Tarih
24 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/9634 K.2014/250
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/9636 K.2014/259
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/9651 K.2014/789
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/9665 K.2014/346
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/9691 K.2014/768
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/9702 K.2014/1006

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.