KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9784 E., 2012/15812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi (Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi)
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 gün ve 2008/175-2010/213 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/03/2012 gün ve 2010/12800-202/3700 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.’nin müvekkili ile imzaladığı sözleşme gereğince müvekkili lehine davalı ... şirketine sigorta poliçeleri yaptırdığını, poliçe kapsamında bulunan araçlarda meydana gelen arızaların müvekkili tarafından giderildiğini, poliçe gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken bedellerin sözleşme gereğince dava dışı Warranty A.Ş.’ne bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını, başlatılan icra takibine Warranty A.Ş.’nin itiraz etmemesine rağmen davalı ... şirketinin haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı Warranty A.Ş. arasında yapılan garanti sözleşmesi gereğince otomobil firmalarına ait araçların sigorta kapsamına alındığını, sigorta ettiren olan Warranty A.Ş.’nin prim ödeme borcunu ödememiş olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 25.000 USD'nin Aralık 2003'de vadesi gelen poliçelere ilişkin olduğu, sigorta ettiren tarafından 31.08.2003 tarihinden sonraki dönem için verilmiş kuvertür notunun olmadığı, davalı ile dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. arasında yazışmalardan mahsuplaşma yoluyla prim tahsili konusunda mutabakata varıldığı,
mahsuplaşma yoluyla davalı alacağının 88.937.28 USD olduğu kabul edilmesine rağmen, davalının açtığı davasında 587.504.35 USD prim alacağının tahsilini istediği ve davanın takipsiz bırakılarak açılmamış sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.03.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9784, K. 2012/15812, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama