KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/98 E., 2013/15175 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2010 tarih ve 2009/296-2010/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 03 ve 16. sınıf ürünler yönünden yaptığı 2008/5757 sayılı ... ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 29., 30., 31., ve 32. sınıf ürünler yönünden ilki 1975 yılında tescilli çok sayıda ... unsurlu tanınmış markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1970 yılından bu yana ... ibaresini etkin bir şekilde kullandığını ve tanınmış hale getirdiğini, tanınmış markaların benzerliklerinin farklı sınıflarda da olsa tescil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2009-M-4858 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tesciline karar verilen 2008/5757 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının yerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların tescil kapsamlarının farklı bulunduğunu ve KHK'nın 8/4. maddesindeki koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin ... markasını 1975 yılından bu yana tescilli olarak kullandığı, markanın tanınmış markalar özel siciline kayıtlı bulunduğu, markanın yaygın olarak kullanılması nedeniyle kullanıldığı çikolata ürünleri dışında da tüm mal ve hizmetler açısından tanınmış bir marka haline geldiği, böyle bir marka ürünün farklı bir sınıfta piyasaya sunulmasının dahi markanın ayırdedici gücünü zayıflatacağı, markanın itibarına zarar verme riskinin de yüksek olduğu, ayrıca tescil halinde marka sahibine haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2009-M-4858 sayılı YİDK'nın iptaline ve davalı şirkete ait 2008/5757 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/98, K. 2013/15175, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama