KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10111 E., 2013/17354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2011 gün ve 2009/16-2011/405 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.03.2013 gün ve 2012/4273-2013/5148 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin %35 pay ile ortaklık payını ödeyerek ortağı olan müvekkilinin davalı ... ile birlikte ana sözleşme ile 20 yıl süre ile müştereken müdür olarak atandığını, müvekkilinin Almanya'da bulunduğu sırada davalı şirket ortaklarının müvekkilini hazır göstermek ve imzasını taklit etmek suretiyle ortaklar kurulu kararı alarak müvekkilinin şirket müdürlüğüne ve yetkilerine son verdiklerini, bu kararın ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğini, davalıların şirketin tüm kazancını kendi özel hesaplarına aktardıklarını ileri sürerek,
şirkete kayyum atanarak tasfiyesine karar verilmesini, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın 4/4/2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, tasfiyenin mümkün bulunmaması halinde müvekkilinin şirketten çıkmasına izin verilmesini ve ortaklık payının diğer ortaklar tarafından işleyecek ticari temerrüt faizi ile satın alınmasına karar verilmesini, müvekkilinin imzalarının taklit edilmesi nedeniyle 50.000 TL maddi ve manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, davacının %35 hissesine tekabül eden sermayesini ödemediğini, bu durumun şirket kayıtlarında mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davalarında da davacının sermaye payının ödettirilmesine, aksi halde ortaklıktan mahkeme kararı ile çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı/karşı davalı ...'nun sermaye koyma borcunu yerine getirdiğini ispatlayamadığı, davacı/karşı davalının şirketten çıkarılması için haklı nedenlerin mevcut olduğu, sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen davacı/karşı davalının kardan pay talep edilemeyeceği ve payının karşılığını da talep edemeyeceği, davacı/karşı davalının mal varlığında bir azalma olduğunu delillerle ispatlayamadığından bu nedenle haksız fiile dayalı tazminat talebinde de bulunamayacağı gerekçesiyle davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacılar aleyhine açılan şirketten çıkarılmaya izin verilmesi talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine,
karşı dava açısından ise davacı karşı davalı vekilinin şirketten çıkma talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle karşı davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamıyla davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek karar ilamda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar yararına bozulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10111, K. 2013/17354, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama