KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10123 E., 2013/14115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 05/07/2011 tarih ve 2009/908-2011/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka tarafından 13.11.1998 tarihinde davalılardan ... 'a kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edilerek kredi borcunun ödenmesinin istendiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte 45.262,44 TL alacağın ana paraya dava tarihinden itibaren %153 ve artan oranlarda temerrrüt faiz oranı ve BSMV’si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi içeriği ve dosyaya sunulan 13.11.1998 tarihli sözleşme içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklandığı, alacağın dayanağının kredili mevduat hesabı sözleşmesi olduğu, taraflar arasında tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği gibi buna ilişkin sözleşmenin de sunulmadığı, Tüketici Mahkemesi'nin özel bir mahkeme olduğu, 4077 sayılı yasanın 23 maddesine göre bu yasadan doğan uyuşmazlıkların çözümü ile görevli olup görev alanının yasa ile sınırlandırıldığı,
davacı banka ile davalılar arasında düzenlenen kredili mevduat hesabı sözleşmesine dayalı olarak davacı bankanın davalılardan alacaklı olduğu ileri sürülerek asıl alacak işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte 45.262.44TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsilinin istendiği, davacı vekilinin taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10.maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi ve geri ödeme planını dosyaya sunmadığı,
taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, davaya Tüketici Mahkemesi olarak özel hükümlere göre bakılıp sonuca bağlanmasının hukuken olanaksız olduğu ve uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve talep halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile talep halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse de, dosya içeriği itibari ile davacı tarafça talep edilen asıl alacak ve BSMV toplamının dava tarihi itibari yürürlükte olan HUMK kapsamında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev sınırında kaldığının göz önüne alınmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10123, K. 2013/14115, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama